7. KOĞUŞTAKİ MUCİZE (FİLM YORUMU)

25 Eki 2019



Orijinal Adı: Mircale in Cell No 7
Uyarlama: 7. Koğuştaki Mucize
Tür: Dram, Romantik, Komedi
Yönetmen: Mehmet Ada Öztekin
Beyazperde: 4,6 
Imdb: 8,4
Süresi: 2 Saat, 12 Dakika
Yapım Yılı: 2019
Gösterim Tarihi: 11 Ekim 2019


Upuzunnn bir aradan sonra blogumu kullanmaya ve yeniden yayın girmeye karar verdim. Tabi ne kadar özlediğimi de yazarken fark ettim. İnşallah bir daha bu kadar ara vermeyeceğim. :)
Bu uzun aradan sonra ilk yazımı da güzel bir film yorumu için yapacağım.

7. Koğuştaki Mucize, izlediğim en iyi filmler arasında ilk 5'i görmüş bulunmakta şu an. Aslında orijinalinde Miracle in Cell No 7 isimli bir Kore yapımı olan bu filmi, ilk kez orijinalini izlemeden seyrettim ve inanılmaz etkilendim. Gerek oyunculuk, gerekse senaryo olsun her şeyiyle çok iyi harmanlanmış ve biz izleyicilere sunulmuş, başarılı bir yapıttı.

Tabii eve geldiğimde Miracle in Cell No 7'ye de bir göz attım (aradan bir zaman geçine detaylı izlemeyi düşünüyorum) ama 7. Koğuştaki Mucize'nin kat kat daha iyi olduğu kanısındayım. Çünkü oldukça farklılık gösteriyor senaryo. Belki bizim örf ve âdetlerimizin, yaşanılan olayın dayandığı zamanın ve geçmişte kullanılan katı kuralların nelere mal olabileceğini bilmenin verdiği bir etkidendir; bilemiyorum. Yine de oldukça duygu yüklü ve gözünüzde yaşlarla, gülerek izleyeceğiniz bir film... Bir sahnede gülerken bir başka sahnesinde gözünüz doluyor ama ağlamaya fırsat bulamıyorsunuz çünkü bu duygu geçişinin dengesi tam oranındaydı.

Senaryoyu bu kadar güzel bir şekilde şekillendirmelerinden ötürü senaristlerini de tebrik etmek lazım tabi. İki saat boyunca öyle bir auraya kapılarak izliyorsunuz ki filmi, her sahnesinde sizi içine çekip hapsediyor adeta. Ve en büyük tebrik de Aras Bulut İynemli'ye olmalı. Başka bir oyuncunun bu rolü böylesine derinden oynayabileceğini düşünemiy
orum bile. Hem oyunculuğuyla hem de kişiliğiyle filme çok başka bir renk katmıştı kendisi.

Filmde Ova ve Memo'nun duygusal ve bir o kadar da sevgi dolu hayat hikâyelerini izliyoruz. Flashback ile başlayan hikaye, geçmişe giderek idam cezasının hüküm bulduğu bir dönemde yaşanan bir dizi trajik olayı ele alıyor.

Memo, zihinsel engelli bir baba. Kızı Ova ve babaannesiyle birlikte yaşayan Memo'nun kızına olan düşkünlüğü ve sevgisi izleyici olarak ilk sahnesinden son sahnesine kadar herkesi etkiliyor çünkü o bir melek, melekler gerçekten yer yüzünde var. :)

Film, kızının istediği Heidili çantayı ona almak için çabalayan Memo'nun, bir iftiraya uğrayarak hapse atılması ve bir dizi işkence verici olay yaşamasıyla başlıyor. Önce katil ilan ediliyor, sonra darp ediliyor ve daha sonra tutuklanıyor. Tutuklandığı koğuşta da başta birçok zor gün geçirmesine rağmen zamanla 7. Koğuş'a renk katıp, onlara mutlu olmayı, gülmeyi öğretiyor. Ve her şey hem koğuştakilerin hem de kendi kaderini değiştirmesiyle devam ediyor.

  • "Sevmek biri için ölmek değil, her şeye rağmen yaşayabilmekmiş."

Öyle ya, gerçekten sevmek birisi için her şeye rağmen ayakta durup, onu düşünmek ve özlemekle geçiyor. Bu filmde her yönüyle bunu görebiliyorsunuz.Çok fazla detay bir yorum yapmak istemedim. Spoiler olmamasını tercih ediyorum. İzleme zevkinizi kaçırmadan,kesinlikle izlenmesi gereken ve her türlü duyguyu içinde barındıran bir filmdi diyebilirim.
 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS