Parodi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Parodi Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bazıları Kalbini Dinler | Victoria Van Tiem [Kitap Yorumu]

7 Tem 2015


Orjjinal Adı: Love like The Movies
Yazar: Victoria Van Tiem
Yayınevi: Parodi Yayınları
Goodreads: TIK!

O üzer.
O gider.
O hep uzak, o hep acı.
Yine de o.
İlle de o. 
Hep o.

Bir ses böler tüm düşüncelerini. Bir ses. Ne cılız ne de susacak gibi. Umutsuzluğun sessizliğine eşlik ederken o hep konuşur! "Vazgeçme!" Olmaz, dersin. "Olur!" İstemiyorum, dersin. "İstiyorsun!" Sus, dersin. Sadece sus.

Tüm örselenmişliğine inat son çırpınışıdır yüreğinin sana söylediği. Bin defa söyler: Beni dinle Milyon defa: Asla aşktan vazgeçme. Son kez atacağını bilse bile: Onu seviyorsun.

"Bazıları Kalbini Dinler bir kitaptan çok daha fazlası. Aşk, tutku ve tercihlerle ilgili bir hikâye… Kısacası hayatın ta kendisi. Okurken hem güldüm hem de gözyaşlarıma hâkim olamadım. Şiddetle tavsiye ediyorum."
-The Romance Reviews-



Selamlar!

Yeni okumuş olduğum çiklit bir roman için kitap yorumumu paylaşmaya geldim. Epeydir bir paylaşım yapmıyordum ve bu kitap benim için hem bir tetikleme oldu hem de çok keyif aldığım için sizinle de paylaşmak istedim. :))



"Romantik komedinin tahmin edilebilir bir rota izlemesinin hiçbir önemi yoktur.
 Kalbimize dokunmayı başarır çünkü temelleri gerçeklerde gizlidir. Büyülü gerçeklerde..."


  Bazıları Kalbini Dinler, 2-3 ay önce almış olduğum ama okumak konusunda hep ötelediğim bir kitaptı. Aslında öteleyerek de keyifli ve güzel bir kitaptan mahrum kalmışım, okurken anladım. Epeydir bu tarzda kitap okumamıştım, belki o yüzden belki de konusundaki farklılıktan ötürü çok hoşuma gitti bu roman.

  Aslında çok da farklı bir konusu yok. Fakat yazarı, bilindik bir kurguyu işlerken değişik bir kurgu oluşturmuş ve bu da hem kitabı ilginç kılıyor hem de okurken yüzünüzden gülümseme eksik olmuyor. En azından ben öyle okudum.

  Kitapla ilgili olumlu olduğu kadar bazı olumsuz düşüncelerimde var; misal, adını kitaba uygun bulmadım. Neden bilmiyorum ama "Bazıları Kalbini Dinler"in bende çağrıştırdığı şeyle konuyu bağdaştıramadım. Bilakis kitabın orijinal adının konuya birebir oturduğu kanısındayım. Love Like the Movies(Film Gibi Aşk) daha uygun kitaba, konudan bahsetmeye başladığımda belki hak verirsiniz. :D Bir de bazı kısımları gereksiz uzatılmış. Konu olarak keyifle okuttu kendini ama bazı yerlerde de sıkılmadım dersem cidden yalan olur. O yüzden kitabın gelene hitap edip etmeyeceğini pek bilemiyorum ama ben eğlendim, bu bir gerçek! 

Kitabımız üniversite yıllarında tam bir romantizm hastası, romantik film kolik bir kız ve onun üniversitedeki ilk aşkıyla yıllar sonra tekrar bir araya gelmesini anlatıyor. Ve bu kısımda da kurgusu biraz değişik olmuş. Yazar, aralarındaki ayrılığı erkek karakterimiz Shane'ın kendini kadın karakterimize Kenzi'ye affettirmek için yıllar önce izledikleri filmlerden sahneler ve repklikler ezberlemesi ve bunları Kenzi'yi etkilemek için kullanmasıyla ilgili değişik bir kurgu yaratmış. Kenzi üniversitedeyken Shane ile "filmlerdeki gibi!" bir aşk yaşamış, ta ki Shane kendisini aldatana kadar...Shane'ın Kenzi'yi aldatmasıyla ayrılan çiftimiz yedi koca yıl birbirlerinden habersiz yaşıyorlar ve artık ikisi de hem olgun hem de bambaşka kişiler ama içlerindeki o gençler ölmemiş. Sadece geçmişe gömmüşler. Neyse.


"Sadece âşık olmak istemediğini, filmlerdeki gibi bir aşk istediğini söylerdin. Hatırladın mı?"
"Sevginin Bağladıkları filminden bir replik bu. Bunu söylediğimi ve buna gerçekten inandığımı hatırlıyorum." 

Lanet olsun ki o aşka sahip olduğumu sanmıştım.
 Shane'le olan aşkıma.
 Ama hayat bir film değil işte.



  Yedi yıl sonrasında başlıyor kitap. Kenzi nişanlı ve evlenmek üzere. Nişanlısıyla aynı şirkette reklamcılık üzerine çalışıyor ve şirketleri zor bir durumda. Kendi işi de. Yeni alacakları projede, projenin sahibine sunduğu çalışmayı beğendirmeli ve o işi kapmalı çünkü evliliği de işinin geleceğine bağlı. :D  Ama gelin görün ki anlaşmaları gereken şirket yıllar önce kendisini aldatıp hayatını söndüren Shane Bannet'a ait çıkıyor. Ve Kenzi'nin projesi Shane tarafından reddediliyor. Çünkü Shane, hayallerinde canlandırdığı projeyi şimdiki değil, geçmişteki Kenzi'nin gerçekleştirebileceğine inanıyor. Ve Kenzi ile projeyi beraber yürütmeye karar veriyor. 


  Tek bir şartı var; Kenzi 10 Romantik Film'in 10 sahnesini Shane ile beraber canlandıracak ve bu doğrultuda lokanta içerisinde sinema konseptli bir proje üzerinde çalışacaklar. 

Kitap bu kısımlardan ötürü benim çok hoşuma gitti. Çünkü Shane Kenzi'yi yeniden kendisine âşık etmek, hatta bundan ziyade onu mutlu etmek için neredeyse tüm filmlerdeki sahneleri ezberlemiş.Kenzi'ye olur olmaz zamanlarda bir filmden replik veyahut sahne ile karşılık vererek onun sevdiği şeylere olan saygısını son sayfalara kadar gösterdi ki bazı sahneleri okurken çok eğlendim.Tabi hangi film, hangi sahne bundan bahsetmeyeceğim. O kısımlar kitaba kalsın ama güzel sahnelerdi ona emin olabilirsiniz. :D


"İşte bu Shane ve Kenzi'nin hikâyesi.
Oğlan kızla tanışır ama günün birinde yolları ayrılır. Ancak kaderin cilvesi onları yeniden bir araya getirir. Romantik komedinin tahmin edilebilir bir rota izlemesinin hiçbir önemi yoktur. Kalbimize dokunmayı başarır çünkü temelleri gerçeklerde gizlidir. Büyülü gerçeklerde..."






Tut Elimi | Rebecca Donovan [Kitap Yorumu]

25 Kas 2013

Orijinal Adı: Reason To Breath
Edisyonu: Tut Elimi
Yazar: Rebecca Donovan
Türü: Genç Yetişkin, Aşk, Drama, Ailevi
Yayınevi: Parodi Yayınları
Puanım: 2,5/5
Artık azalan nabzımı yok sayamazdım. 

Kalp atışlarım ritmini korumak için mücadele ediyordu. Karanlık her yerimi sardı. 

Kayıp gitmek çok kolaydı sanki; sessizliğe teslim olarak hiçliğin kucağında çözümü bulmak... Bu yere doğru sürükleniyordum. Fedakârlığımın anılarına tutunmaya çalıştım sonra. O sıcaklık, kalp çarpıntıları, Evan'ın gözlerindeki gerçek... Yaşamak bir seçenek miydi hâlâ? Aşkın ve kaybın dengesinde, uğruna mücadele edeceğim 
şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı ; Tut Elimi

                                                                          *****

Hiç bi' kitabı kapağı için alır mısınız? Ben alırım. En büyük takıntımdır hatta. İşte Tut Elimi de benim sırf kapağı için bir an bile düşünmeden aldığım kitaplardan birisi.Vallahi orijinal kapakları yanında halt etmiş. Yayın evi gerçekten etkileyici bi' kapakla bastı kitabı. Kitabın konusuna uyan bir duruşu var kapağın. Ama ne yazık ki beklediğim gibi bir etki yakalayamadım kitaptan.Aslında konusu çok güzel ama yazar bence gereksiz yere çok uzatmış kitabı. Ve bu gereksiz kısımlarda başlarda olduğu için okuru ciddi ciddi sıkıyor. Eğer ortalarında veyahut sonralarına doğru olsaydı bu kısımlar sıkmazdı belki ama kendi adıma başlarda çok sıkıldım ne yazık ki.Başlarda sıkılınca da kitap ne kadar sonradan toparlasa bile ben biraz soğudum kitaptan.

Aslına bakarsanız kitabın özüne inersem eğer çok sağlam bir konusu var ! Hem de fazlasıyla. Ve bence temel kurguyu bu kadar dağıtmasaymış yıkardı ortalığı bu kitap. Ama şu an için pek de etkilendim diyemiyorum. Doğru etkileyici hatta çarpıcı yerleri vardı ama çok dağılmış konu. Yine de yurt dışındaki reytingleri bakımından ele alırsam beğeni göreceli bir kavrama geliyor. Sanırım seveni de sevmeyeni de olabilir. Bu yüzden deneyip görmeli diyerek kısa kesiyorum.Zira bence başka biri için çok mükemmel diye tanımlayabileceği bir kitap olabilir. Denemeden karar vermeyin. XD



Kitabımız, Emma(Emily) adındaki 16 yaşında bir genç bir kızın yaşadığı zorlu hayat şartlarını ve hayatına giren ilk aşkını konu alıyor. Ve konu olarak; tekrar söylüyorum çok sağlam bir temelle giriş yapıyor kitap. Kızımız babasını kaybettikten sonra annesi de kendisinin bakımını üstlenemediği için amcasının ailesiyle yaşamaya başlıyor.Buraya kadar sıradan görünene bu konun asıl temeli ise Emma'nın -babası böyle sesleniyormuş- yengesi tarafından hiç sevilmemesiyle gelişiyor. Yengesi Emma'dan hiç hazzetmediği gibi kıza eline geçen her fırsatta da şiddet uyguluyor.Şiddet de şiddet hani. Az daha uğraşsa kızımızın leşini çıkaracak. Ama bu kısımlarda ben Emma'ya da çok sinirlendim. Ebeveynlerini şikayet edebilme hakkı varken ortaya sürdüğü tuhaf bir gerekçeyle kendisini neredeyse öldürmelerine izin veriyor. Ben -arkasına sığındığı mı yoksa kendisini kandırdığı mı desem bilemedim şimdi xD- bu öne sürdüğü gerekçeyi hiç doğru bulmadım. Kendisine yapılanları okusanız siz bile kızarsınız kıza.

Bir yerden sonra artık yengesi Carol gerçekten sınırları aşıyor! Neyse.Emma yengesi hakkında şikayette bulunmaktansa elinden geldiğinden de fazla çalışıp lisedeki en başarılı öğrenci olarak çoo..k uzak ve iyi bir üniversiteyi yakalamak istiyor. Bu sayede yengesinden ve onun işkencelerinden kaçabilecek.. Kızımız gerçekten de başaralı bir öğrenci. Okulda dersleri dışında katıldığı tüm aktivitelerde ilklerde geziyor ama gelin görün ki, kendisini başarılı olmaya o kadar indekslemiş durumda olunca okula yeni transfer olan ve tüm kızların kalbini çalan Evan Mathews'ı ancak editörü olduğu okul gazetesi hakkında geçen bir konuşma sırasında fark ediyor ve işte o an Emma'nın hayatındaki yepyeni bir olay oluyor. Bu zamana kadar sadece dersler ve okuldaki tek yakın arkadaşı Sara -kızımız da okulun popülerlerinden XD- dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen Emma, Evan'ın hayatına girmesiyle bambaşka birisi oluyor.

Evan'ı sevmemeniz imkansız zaten kitabı o götürüyor bence. XD Okursanız kesinlikle hak vereceksiniz. Çocuk çook cool bulunmaz erkek tiplerinden ve Emma'ya da sırılsıklam âşık ! Aralarındaki aşk çok çalkantılı ama bir o kadar da etkileyici.


"Bu fotografi seviyorum," dedi usulca. "Belki de fotoğraftakı kızı sevdiğim içindir."                                                                                    -Evan

Kitabımızın konusu özetle bu işte. Bunun dışında benim takıldığım bir nokta var; Evan'ın gözleri.. Kitabın başında gri sonra mavi sonra mavi/gri oldu ama en sonunda nihayete erdi ve mavi olarak kesinleşmiş olsa da yazar mıdır çevirmen midir bilmem Evan'ın gözleri konusunda bir karara varmadık bir türlü XD Ve bir de tabi hâlâ sinir küpü olmama sebep olan o son sayfa var! Kitap çok feci bitiyor yahu ! İkinci kitaba geçmek için sabırsızlanırsınız.Neyseki ben merakımı giderdim geçmeyeceğim XD

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS