Marry My Husband / Kocamla Evlen Webtoon İnceleme
15 Eyl 2023
5 Eyl 2023
Herkese merhaba,
Yine, yeni ve yeniden bloguma bir yayın girmeye geldim. Bu sefer ki okurken çok keyif aldığım bir Manhwa olan Solo Leveling serisi. Açıkçası merakla animesini bekliyorum şu an. Bir an önce çıksa da bu keyifli okuma sürecinden sonra bir de izlesem...
Ayrıca Light Roman versiyonu Komikşeyler Yayıncılık etiketiyle bizlerle buluşacağı için Manhwa halinin de hazırlandığını belirtmekte fayda var. Uzun zamandır konusuyla bu kadar etkileyici bir fantastik seriye takılmamıştım. Konusunun farklı oluşu ve içindeki fantastik evren okuduğum birçok webtoon yanında tam bir görsel şölen okuması sunuyor. Bana çok iyi geldi. Basılı hali ve animesi için de bir o kadar sabırsızlanıyorum. Aksiyon, macera ve fantastik öğelerle donatılmış, etkileyici bu seriyi kesinlikle okumalısınız.
14 Tem 2014
İngilizce Adı:-
Pazar günümü mangalarıma ayırayım dedim ve arşivimden 1 Cilt, 5 Bölümden oluşan Kiss Made No Kyori isimli bu mangayı okudum. Ve okumaya ayırdığım zamana da acıdım ya. Ergen mangasıydı resmen.
Hani shojou severim de bu kadar saçmasını da değil. O kadar saçmaydı ki o son sahnede kızın "Ona dokunma! O benim. Bana ait." diyerek çocuğu Mukai'den çekip aldığı yerde az daha kapatıyordum mangayı! Aptal aptal konularla zaman kaybı yapıyorlar resmen ya.
Kızımız Yuzu (ve onun ikiz erkek kardeşi Suguru'nun en yakın arkadaşı) Kaji arasında geçiyor manga. Kaji, annesi hastanede kalan ve başka kimsesi olmadığı için en yakın arkadaşının ailesini kendi ailesi gibi benimseyen birisi. Kısacası Yuzu'nun ailesinin bir ferdi gibi bir şey.Küçüklüğü bu evde geçiyor ve Suguru'yla gayet iyi anlaşırken Yuzu ile yıldızları bir türlü barışmıyor. Sürekli çekişme içerisindeler. Ve bu çekişmeler bir gün Kaji o okuldan ayrılana kadar da sürüyor. Yıllar sonra lisedelerken geri gelen kadar..
Kaji geri geldiğinde Yuzu'nun küçükken bildiği o çocuktan bambaşka biri olarak geliyor karşımıza. Ayrıca Yuzu'da değişiyor. Saçlarını uzatan ve erkeklerden ilgi görmeye çalışan genç, güzel ve çekici bir kıza dönüşüyor. Hem Kaji hem de Yuzu için ilk karşılaşmaları beklenmedik bir şekilde gerçekleşiyor. Neyse efendim benim mangada sinir olduğum şey; 5 bölümlük manganın 4 koca bölümünün her birinin sonunda bir türlü öpüşemeyip de sürekli bir engelle karşılaşmaları cidden saçmalıktı ya! İlk chapterda kızımız ikiz kardeşi Suguru'yu bir kızla öpüşürken görüyor. Hem de yanıdan Kaji varken. Bir de aptal aptal konuşmaya başlayıp, kendi kendine, "Bir öpüşme nasıl hissettirir?" tarzında bir soru sorunca Kaji de fırsat bu fırsat deyip, "Bilmek ister misin?" diyerek kızımızı öpmeye kalkışıyor ama sadece kalkışıyor yani. Sonuçlanan bir şey yok ve bundan sonraki bölümlerinin hepsinin sonunda aynı vaka! Sanki özellikle son ciltte olursa bir etkisi olacak, "Oh!" diyeceksiniz gibi olmuş ve son âna kadar öpüşememişler. Öpüştürmemiş mangaka! (-,-)Ha, bir de Yuzu var tabi! Kıl oldum bu salağa ben. Çocuk buna yanaşır, bu salak aptal aptal sebeplerden uzak durur sonra okulda dedikodu çıkar Mukai adında bir kızla Kaji'nin arasında bir şeyler olduğu söylenir bizim gerizekâlı da olduğu yerde kendisini yer! Yok böyle mal.
Başında da belirttiğim gibi o son chapterda gidip de Mukai'nin kollarından Kaji'yi çekerek, "O benim!" dediği yerde de ayrı kopuyorsunuz zaten. Salak madem bir şey yapacaktın o zamana kadar ne bekledin? Çocuk ağzının içine bakıyordu. Allah'ım tam bir morondu kız. Kısacası gereksiz bir mangaydı. Puanlasam 1 bile vermem, o kadar! (U_U)
23 May 2014
Yazar: Paula Marshall
Manga yorumu geçmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki okuduğum mangalardan şüphe eder oldum. Artık bloguma eskisi kadar vakit ayıramıyorum ama okuma ve izleme hobilerim aynen devam ediyor. Dün gece biraz kafa dağıtmak için bir manga okuyayım dedim ve arşivimden Emma and the Earl(Emma ve Kont)'ü seçip okumaya başladım. Beni tanıyanlar tarihi aşk kurgularına olan sevdamı bilirler. Gerek kitap olsun gerek anime/manga her daim bir önceliği var tarihi aşkın bende. İşte Emma and the Earl de tarihi aşk mangası olunca tadından yenmedi tabii ki.Gerçi kısa keseceğim diye manga-ka biraz saçmalamış sonunda ama olsun. Sevdim. Türü yeter. XD
Kısaca mangadan bahsedecek olursam Emma(Emilia) Lincoln küçükken, yani daha balolara çıkacak yaşta bile değilken, katıldığı balolarda aşırı kiloları ve çirkin oluşu yüzünden hep dışlanan bir leydi. Babası çok zengin değil ama kendine göre soylular arasında bir sınıfı olan birisi. Lincoln isminin saygınlığını koruyacağı kadar bir yeri var diyelim.Neyse. Emilia katıldığı balolarda çevresindeki leydiler tarafında sürekli dışlana dışlana ezilmeye alışmış zavallım.
Son katıldığı balosunda da aynı şekilde arkasında konuşulurken o duymamaya ve babasının isteği üzerine o baloya katlanmaya çalışırken Chard ailesinin velihâtı Chard Kontu, Daminique Hasting ile tanışıyor. Yani daha doğrusu mürebbiyesi bizim Emilia'yı konta takdim ediyor. Kont ise düşündüğünüz gibi bizim kızdan kaçmıyor tabii ki. Aklınıza şişko kızdan kaçar gelmesin şimdi. Bilakis kızımızla öyle bir ilgileniyor ki diğer genç hanımların ağızları bir karış açık kalıyor efenim. Dahası da var tabii. Chard işi iyice ilerletiyor ve bizimkiler parkta yürüyüş yapmalar her baloda beraber takılmalar falan moduna giriyorlar ve bir akşam Chard Emilia'ya ertesi gün babasını özel bir sebeple rahatsız edeceğini bildiriyor. Tahmin ettiğiniz üzere bizim kız (görselde de görülüyor zaten) havalara falan uçuyor. Eve varıyor ama içi içine sığmıyor falan. Sonra aklına bir şey takılıyor ve kendisini Kont Chard'ın evine atıyor. Vee hikâyemiz bu kısımda bambaşka bir boyut alıyor. Chard'ın arkadaşlarıyla konuşmalarına tanık olan Emilia aslında kendisine zengin bir varis arayan kontun yemi olduğunu öğreniyor. Bu acı gerçek kızımızı çok ama çok yıkıyor...
Aradan 10 yıl geçtikten sonra ise asıl konumuz cereyan etmeye başlıyor. Emilia bundan 8 yıl önce babasını kaybetmiş mürebbiyesinden başka da hiçbir şeyi, hiç kimsesi kalmamış bir halde kendisi de mürebbiyelik yapıyor. Geçinmek için ne yapsın garibim. Ama en ilginci şimdi başlıyor. Kızımız kendisine bulunan yeni öğrencinin Kont Chard'ın kızı olduğunu öğreniyor.
Tabii adamın kendisini tanımaması için de bir yöntem buluyor ve kendisini evdeki herkese Emma Lawrecn olarak tanıtıyor. Sevgili kontumuz evlenmiş bir de Laticia adında güzel mi güzel bir kızı var. Ama eşini kısa bir süre önce kaybetmiş. Kendisini işlere vermiş. Kızına bile zaman ayırmıyor. Neyse efendim adam eve uğramadığı için Emma gayet rahat bir şekilde Laticia ile ilgileniyor. Ta ki kontun geri döneceği tutana kadar..
Chard eve geliyor gelmesine ama 10 sene önce tanıdığı Emilia nerde karşısındaki güzel mi güzel, genç mi genç Emma nerde diyerekten kızımızı tanımıyor bile.Hatta ilk başta pek dikkat bile etmiyor. Tesadüf eseri dikkatini çekince de kendisini ona bakmaktan alamıyor.
Ama kontumuzun kendisine bir eş seçme niyetinde olduğunu hatta peşinde kıl kuyruk iki herif ve bir cadaloz getirdiğini de belirtmeden edemeyeceğim. Yanında getirdiği Leydi Clara ve onun ağabeysi çiftimizin canını çok sıkıyorlar.Bilhassa da ağabey müsvettesi! Çünkü adam Emma'ya ilk gördüğü an göz koyuyor hatta bir iki kez tecavüz etmeye kalkışıyor da bizim kont hızır misali son anda kurtarıyor falan. Tamam daha uzatmadan kısaca sonuna değiniyorum. Sonu çok saçmaydı ya! Emma, Chard'a kendisini verdikten sonra çekip gidiyor. Adamın metresi olmak istemiyor. Bir de öğreniyor ki babacığı kızına oldukça yüklü bir miras bırakmış. Kızımız bu mirasla kontcuğunun demiryolu projesine destekçi olarak adamın karşısına bu kez Emilia Lincoln olarak çıkıyor. Önce kavga ediyorlar sonra ölümle burun buruna geliyorlar ve nihayetinde yandaki sahne cereyan ediyor ve Chard, Emilia'ya, "Emma veya Emilia olman umrumda değil. Bir tek şeyden eminim, seni seviyorum." diyor ve nihayete eriyorlar.
*sonusaçmademiştimama*













