Romance Manga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Romance Manga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Marry My Husband / Kocamla Evlen Webtoon İnceleme

15 Eyl 2023

İngilizce Adı: Marry My Husband 
Türkçe Adı: Kocamla Evlen
Cilt Sayısı: ----
Bölüm Sayısı: 57 +
Türü: Fantastik, Romantik, İntikam
Yazar / Çizer: jungsojak, LICO studio
Statü: Devam ediyor.
Çeviri Durumu: Bilinmiyor.
Kore Manhwa / Webtoon serisi

Hala güncel olarak devam etmekte olan bu Manhwa başlarda çok heyecanlı başlıyor ama sonra zaman döngüsünde geçmişe gidince aşırı rutin ve monoton bir hale geliyor. Bence bu kadar iyi bir kurgu uzatmak için böyle harcamamalıydı. 15 - 16. bölüme kadar öyle ağır ki esas oğlan bile kurtarmıyor. Ayrıca esas karakterimiz Jihyeok Yu hatrına okuyorum şu mangayı. Yazarın ele aldığı ama ortaya çıkarmakta çok zorlandığı bir karakterden esas oğlana geçiş yaşıyoruz resmen. Aslında olayların akışı ve kızın başına gelenler insanda intikamını alırken olanları okuma isteği oluşturuyor. Ama yazar o kısımlara varana kadar ben şiştim. Neyse, çok beğenmesem de ileride epey açıldı şimdi keyifle okuyorum. 

Kang Jiwon 3 veya 6 aylık ömrü kalmış, kanser hastası 37 yaşında genç bir kadındır. Hayatının son birkaç ayını hastanede geçirir ve berbat bir kişiliğe sahip olan kocası Jiwon'un telefonlarını açmaz, hastane masraflarını ödemez. Jiwon çaresizce hastaneden çıkar ve evine gider... Jiwon eve gittiğinde kocası ve bir zamanlar en yakın dostu olan kadını aynı yatakta o öldükten sonra elde edecekleri özgürlüğü ve parayı konuşurken bulur! Bütğn konuşulanları duyan Jiwon hem kocası Minhwan'a hem de arkadaşı Sumin'e tepki gösterirken kocası tarafından darp edilir ve orada ölür.

İşte hikâyemiz de tam olarak burada başlar. 
Kader Jiwon'dan yana olur ve Jiwon bir anda on yıl öncesine geri döner. Sağlıklı, genç, güzel ve çalışkan Kang Jiwon gelecekte başına gelen her şeyi hatırlayan haliyle 10 yıl öncesine geri dönmüştür. Önce durumu idrak etmekte zorlansa da sonra kendisine sunulan bu şansı değerlendirmeye karar verir. Çünkü babasına bir söz vermiştir ve bunu tutmakta kararlıdır: "Çok güzel bir hayat yaşayacaktır." 



"Çok güzel bir hayat yaşayacağına söz ver bana..."

"Bu babamın bana son hediyesi olmalı.
Peki baba. Çok güzel bir hayat yaşayacağım..."



Hayatını yeniden şekillendirmek ve kaderini değiştirmek için eline geçen bu fırsatı değerlendirmeye çalışan Jiwon bir yandan da intikam planını uygulamaya ve gelecekte ne kadar berbat bir insan olduğunu bildiği kocası ile arkadaşı Sumin'i bir araya getirmeye karar verir.

Bu arada ise eski Jiwon'un asla farkına varmadığı gerçek aşkını da yanı başında bulur...

Şimdi hem çok güzel bir gelecek yaşamak için kaderini değiştirmeye çalışacak hem de kendisine hayatı zindan eden kocası ve dostundan intikam alacaktır! 

---

Princess No Kakurega || (Harlequin Manga) Julia James

16 Nis 2013


Royally Bedded Regally Wedded || Julia James


Orjinal Adı: Princess No Kakurega
 İngilizce Adı: Royally Bedded Regally Wedded 
 Türkçe Adı:Krallığa Adanmış Yaltaklık
 Cilt Sayısı: 1Cilt (Oneshot)
 Yazar: Julia James
Manga-ka : Ogimaru Masaku
 Türü:Romance: Josei, Love
 Çeviri Durumu: Bilinmiyor.
Statüsü: Tamamlanmış.

Hayatımda okuduğum en saçma Harlequin Manga buydu sanırım.

Julia James'in daha önce The Italian's Token Wife Harlequin Manga'sını okumuştum ve okuduğum en güzel mangalardan birisiydi. Daha da önemlisi ilk okuduğum Harlequin Manga'ydı.Buna dayanarak ben de sonraki uyarlamalarını da okumak istedim ama sanırım ilk mangadan o kadar etkilenince beklentiler tavan yaptı. Ve bakın sonuca ki, bu Royally Bedded Regally Wedded'ı okurken harcadığım zamana oturup ağlayacak hallerdeyim.

Konumuz ise; Elizabeth(Lizzy) ölen kardeşi Maria'nın babası belli olmayan oğlu Ben'i sahiplenir ve onu annesi gibi büyütür. Ama  bir gün karşısına Ben'in amcası olduğunu söyleyen bir adam çıkıverir ve Ben'in bir krallık varisi olduğunu onu ailesi ile tanıştırmak için alamya geldiğini söyler. Tabi Ben'e kendi oğlu gibi bakmış olan kızımız Lizzy ise bu duruma şiddetle karşı koyar ve Ben'den ayrılmaz, onu da kimselere vermez.
Prens Enrico kardeşi Paulo'nun oğlu Ben'i görür görmez onun kardeşine ne kadar benzediğini düşünür ve yeğeninin hak ettiği yerlerde olması gerektiğine karar verir.Ve elinden başka çaresi kalmayınca Lizzy'den Ben için kendisi ile evlenmesini ister ama Lizzy bunu reddeder. Buna rağmen kendilerini İtalya'da bulan çiftimiz Rico'nun Ben'i babası ile tanıştırmaya götürdüğü sırada aslında tek amaçlarının aslında çocuğu halktan gizlemek olduğunu fark edince ise, hem Elizabeth'i hem de Ben'i alarak kaçar.Sonra ise bir çırpı da çiftimiz evli , mutlu , ayrı ve salak bir sonla nihayete ererler..
Yani anlatacak fazla bir halt yoktu bu mangada. Hele bir de sinir olduğum nokta 4 yaşındaki çocuğun senden benden büyük diyaloglar kurması beni deli etti ya. Konuştuğuna şükür etmek gerekirken çocuk babası ve David Beckham'ı kıyaslıyor annesini TVdeki mankenlere benzetiyor falan filan. :D

Zevk meselesidir her zaman derim. Deneyin görün.Bence beş para etmezdi.

MY RATING:

The Italian's Token Wife (Harlequin Manga)

10 Mar 2013



Orjinal Adı: The Italian's Token Wife
 İngilizce Adı: The Italian's Token Wife
 Türkçe Adı:İtaalya'nın Eşi
 Cilt Sayısı: 1Cilt
 Yazar: Julia James
Manga-ka : Fujita Kazuko
 Türü:Romance, Drama, Love
 Çeviri Durumu: Bilinmiyor.
Statüsü: Tamamlanmış.




Harlequin hikâyesini -yani konuyu - üstlenen Julia James'in bu kısa ama bir o kadar da güzel aşk romanını Japon Manga Editörü Fujita Kazuko'nun mangalandırmasıyla hikâyemiz iki türlü açıdan okunabilir ve güzel bir şekilde karşımıza  çıkıyor.

Julia James bu şekilde birkaç manga-ka ile daha altına imza attıkları projeleri var ve ben en kısa zamanda onlarıda okumak istiyorum.

Neyse Gelelim Italian's Token Wife hikâyemize ;




Konumuz bir İtalyan CEO'sunun tek varisi olan Rafaello di Viscenti  ve yetim bir kız olan Magda Jones'un etrafında geçiyor.
Rafeallo'nun babası ile arası kötüdür ve babası kendisine 30 yaşına basmadan evlenmesini aksi halde aile şirketlerinden kendi payını satacağını söyler. Rafeallo ise hız tutkunu ve kadınlarla gönül eylendirmekten hoşlanan bir bekârdır.Evlenmeyi de düşünmez. Amma velakin 30. yaş gününe bir hafta kala da bizim çapkının etekleri tutuşur ve kendisine bir eş aramaya başlar. Daha ilk sahnede yatağını şenlendiren metresine bunu söyler ama kadın reddeder. Rafeallo'da ne yapacağını düşündüğü sırada evine gelen temizlikçi kızı görür. Ve olanlar olur. Magda birkaç gün içinde kendisini Sinyora di Viscenti olarak Roma'da bulur ve Rafeallo babasına kızımzı takdim eder...

Fakat babası Magda'yı hor görür ve onu gelini olarak kabul etmez. Aslında Rafeallo'nun da Magda'ya karşı herhangi bir duygusu yoktur. Sırf babasından intikam almak ve onun şirketi bölmesine izin vermemek adına evlenir. Fakat bu kısımlarda da kızımız çok hor görülür. Neden derseniz ? Magda hem bir yetimdir hem de anne Benji adında bir oğlu vardır ve Magda'nın aslında bu evliliği kabul etmesinin tek sebebi de oğluna iyi bir hayat sağlamaktır. Rafeallo Magda'ya kendisiyle evlenmesi ve 6 ay sonra boşanması karşısında 10.000€ teklif eder. Magda önce kabul etmez ama Rafeallo onu vuracak noktayı anlar ve kızımıza ; "Oğlunun güvende olmasını istemez misin?" der. İşte bu da Magda için yeterli olur.. Zira adamın ağzı öyle bir laf yapıyor ki, "Bu parayla Londra'da yeni bir ev alabilirsin. Yeni bir işin olur. Hizmetçilik yapman gerekmez.." dedikçe Magda'nın kafasında bu fikir mantıklı hale gelmeye başlar..

Ama günler geçtikçe Rafaello'nun Magda'ya karşı bir sempatisi oluşur. Önce onun eğitimli olduğunu keşfeder sonra çekiciliğini fark etmeye başlar. Ama aklında sürekli "Benji olmasaydı benim teklifimi kabul eder miydi?" sorusu da yer yer dolanır. Zira babasının kızımızı hakir görmesi yetmez birde sevgili babacığının Rafeallo'ya layık gördüğü Lucia adındaki cadının Magda'ya "fahişe" demesi işleri çığrından çıkarır.Çünkü Rafeallo'da sözde özür dileyecek ama ağzından çıkanı ne kulağı ne kendi duyar. Gider kızımıza ; " Zaten bir hata yapmışsın ve bundan bir oğlun olmuş." der...
Bu kısımda çok sinirlendim. Geri zekalı herif görünenin ötesini göremediği gibi birde kızı kırıyor. Gerçi ondan sonra Magda'nın buna lafı koyduğu bir bölüm var. Bayıldım!!

İşte o sahne! Bu laf Rafeallo'ya iyi oturur tabi. :)))
Sonrası ise hem Magda'yı tanıması hem de Benji'yi oğlu gibi benimsemesi ile geçer. Ama ne babası ne de Lucia'nın henüz pes etmediğini ve yapacakları son bir oyun daha olduğunu söylemem gerek...




Julia James Harlequin Manga'lar;




Princess no Kakurega  = Royally Bedded, Regally Wedded



  Mahou ga Toketa Asa ni  =  Greek Tycoon, Waitress Wife




MY RATING:


You Can't Disappear From Me || MANGA İnceleme

8 Şub 2013





You Can't Disappear From Me || İNCELEME

Orjinal Adı: Boku kara Kimi ga Kienai
İngilizce Adı: You Can't Disappear From Me
Türkçe Adı: Benden Kaçamazsın
Türü: Manga
Cilt Sayısı: 4
Bölüm Sayısı: 23
Durumu: Tamamlanmış
Kategori: Drama, Romance, School, Shoujo
Mangaa-ka: Aikawa, Saki
Çeviri Durumu: Mevcut Değil.

Manga'nın Konusu İçin; KONUSU

Yorum ve Eleştiri

4 Ciltlik bu romantik manga benim için güzel bir çerez oldu diyerek başlamak istiyorum incelememe.

Okurken çok keyif aldım. Fakat sonuyla ilgili görüşüm SIFIR (!) İki gün aralıksız okumamın sonucu öyle bir son olmamalıydı. Bazen manga-ka'lar neden böyle olur olmaz yerde kesiyorlar bu mangaları hiç anlamıyorum. Yine de tavsiye ederim, keyifli bir çerezlikti.

Gelelim incelemeye;

DİKKAT ŞİDDETLİ SPOILER İÇERİR (!)

Yukarıdaki linkte yayımladığım konuyu incelediyseniz karakterleri göreceksiniz. Konusu hakkında da az çok fikriniz olacaktır...

Haruna Kousuke abisinin gölgesinde hep ezilmiş bir çocuktur. Abisi Kakeru, onun değişiyle Aniki çok başarılı ve popüler bir çocuk olmasının yanı sıra Kousuke'lerin okulda da öğretmendir. Okçuluk sporuyla ilgilenen Kousuke yıllar önce abisiyle bir rekabet başlatmıştır ve kendisini onun gölgesinde kalmaktan kurtarmak için uğraşır.

Küçükken abisiyle okçuluk turnuvasında yarışa girer ve tüm kuvvetiyle onu geçmeye çalışır ama ikinci olur. İkinci olmasının yanı sıra hem gururu kırılır hem de kendisini çok zorladığı için elleri yaralanır. O sıralarda okçuluk klübünde olan bir kız kendisine yardım etmeye gelir ve ; ''Sen elinden geleni yaptın. Sakın okçuluğu bırakma.'' der. Bu cümle Kousuke için çok büyük anlam içerir, çünkü kendisine yeniden inanacak bir güç bulur. O andan sonra da bu kızı izlemeye başlar...

Kanzaki Hotaru , iki sene önce trende bir kazadan kıl payı kurtulur. Daha doğrusu kurtarılır. Bir genç adam kendisini ölümden son anda kurtarır ve Hotaru'nun gönlünün prensi olur. Hotaru kendisini kurtaran prensinin adının Haruna Kakeru olduğunu öğrenir ve öğretmen olan Haruna-Sensei ile tanışıp kendisini hatırlatmayı kafaya koyar. İki sene sonra birinci sınıf olduğunda Haruna-Sensei'nin karşısına çıkar ve şans bu ki sensei Hotaru'yu hatırlar ama ona da diğer öğrencilerinden farklı davranmaz.
Hotaru ile aynı sınıfta olan Kousuke ise abisine hayran bir kız daha görmeye dayanamaz ve Hotaru'yu ondan uzak tutmaya çalışır. Ama bu süreçte kendisini ona kapılırken bulur..


Kanzaki Hotaru , lise birinci sınıf olmuştur ve iki senedir hayalini kurduğu kurtarıcısını görmeyi çok ister ama bir anda karşısında beliren ve ''Benim Aniki'mden mi hoşlanıyorsun?'' diye soran bir çocuk yüzünden tüm planları boşa gider.Dahası bu çocukla aynı sınıftadır ve ona katlanmak zorunda kalır..

Şimdi gelelim detaylı bir anlatıma;

Buraya kadar manganın konusu gayet normal gelse bile aslında işler düşündüğünüzden de karışık bir durumda.Yıllar önce kendisine yardım eden o kızı her an takip eden Kousuke kızımız bunu hatırlamasada inatla onu korur. Kızımızda tahmin ettiğiniz gibi Hotaru'dur ama kendisi bunu hatırlamaz.Diğer bir ilginç olansa manganın başında Hotaru'yu trende kurtaran kişinin Haruna-Sensei olduğunu gööstermelerine rağmen onu asıl kurtaran kişi Kousuke'dir.Aslında kızın direkt Haruna-Sensei olarak düşünmesi çok saçma.Çünkü Kousuke onu kurtardıktan sonra üzerine ceketini bırakmış ve ceketin üzerinde HARUNA yazıyormuş. Yani kardeşlerden herhangi birisi pekâlâ olabilir.Herneyse..
Kousuke bu itirafını Yakako'ya yapıyor.Yakako ''Neden söylemiyorsun?'' diye sorduğunda ona ''Onun bana minnet duyup yaklaşmasını istemediğim için.'' diye karşılık verir. Ve bu kısımalar çok içtendir.Açıkçası bu kadar samimi olması beni çok etkiledi.Neyse.
Hızlıca Yakako'ya da değinelim. Kendisi Hotaru'nun en yakın arkadaşı ve bir beden dersi sırasında Hotaru'yla bir çitin önünde otururlarken çit üstlerine yıkılır. Kousuke hemen Hotaru'nun yanında biter ama o, kendisinin iyi olduğunu ve Yakako'ya bakmasını ister. Yakako'da Kousuke'nin bu yardımından sonra ona aşık olur. Hatta bu aşkı kendisini öyle bir duruma getirir ki, Hotaru'yu devredışı bırakmak için o ve Kousuke'nin arasını açar.Tabi bunların arasını açmak için sadece Yakako'ya gerek yok. Abisi Aniki'de bunu yeterince yapar. Yakako'nun bir numarası ile Kousuke ve Hotaru'nun ilk buluşmaları tam bir felakete döner. Biri başka yerde diğeri başka yerde bekler dahası Yakako Kousuke'nin yanıan gider ve ona ''Hotaru gelmedi, işi çıkmış. Beni gönderdi.'' der. Bu sırada Hotaru ise yağmur altında sırılsıklam Kousuke'yi bekler. Gecikmiş olmasına rağmen inatla bekler. Tam o sırada oradan geçen Haruna-Sensei onu bayıldığı sırada tutar ve evine götür.Bu bölümün sonunda ise kızımız sucuk gibi olduğundan Haruna'nın kıyafetleri giymiştir.Kousuke ise akşam neden gelmedi diye sormaya evine geldiğinde onu abisinin kıyafetleriyle arabadan inerken görünce ilk sorduğu soru; ''Neden onun kıyafetlerini giyiyorsun?'' olur.Sonrası koca bir ayrılık..Yakako'nun yaptıkları bunla kalmaz tabiki. :D
Ama bir kamp sırasında Kousuke bunun için yaralanır ve ona birşey olduğunu sanıp peşinden koşan Hotaru'yu görünce aşklarını anlar. ''Şimdi senin duygularını çok iyi anlıyorum. Onu Hâlâ seviyorum. Bu savştan vazgeçmeyeceğim.'' der ama ondan sonra herşeyi akışına bırakır.

Sonuna kadar bir küs bir barış devam eden manganın sonlarına doğru Kousuke ve Hotaru herşeye inat aşklarını yaşarlar ama Hotaru'nun babasının başka bir şehre tayini çıkar ve bunu Kousuke'ye nasıl söyleyeceğini düşünürken, onun etrafında olan kızları görür. Kızlar ona hayran olduğu için kendisini Kousuke'den uzaklaşırsa onu unutacağı gibi garip düşünceler içinde bulur ve bunu Kousuke'e ağzından kaçırır. Ama Kousuke ; ''Kıskançlığını sevsemde bana daha çok güven.'' diyerek ona olan aşkını göserir.Sonunu saçma bulma sebebim ise bu cümlenin hemen ardına ''Hadi kendimize daha çok anı yaratalım,'' gibisinden saçma bir cümle ile mangayı bitirmeleri..

İşte bu mangada böyle bir konuya sahipti. Keyifli okumalar. :D




Mangadan beğendiğim birkaç kare ;


Merdivende çöp atma kavgası ederlerken kavganın sonunda Hotaru kendisini Kousuke'nin kucağına düşmüş buluverir.



Üsteki sahneden sonra Hotaru arkasına bakmadan kaçar ama Kousuke onu yakalar ve kızımız ona: ''İlk öpücüğümü bir kazayla aldım.'' der bunun üzerine de Kousuke Hotaru'yu gerçekten öper ve ''Senin ilk öpücüğün bir kaza değildi.'' der.









Hotaru'nun doğum gününde sözleştikleri yere gitmektense eski sevgilisinin oyununa gelir ve onu -sözde tehlikeden- krutarmaya gider. Sonuç olarak Hotaru o kadar çok bekler ve gelmeyince ona olan güveni sarsılır. Sonrasında da Kousuke'yle konuşmaz ona: ''Sen bir yalancısın '' der.Kousuke ise okulda Hotaru'ya bir not bırakır ve onu beklemeye başlar.







You Can't Disappear From Me || Manga Tanıtım

7 Şub 2013


Orjinal Adı: Boku kara Kimi ga Kienai
İngilizce Adı: You Can't Disappear From Me
Türkçe Adı: Benden Kaçamazsın
Türü: Manga
Cilt Sayısı: 4
Bölüm Sayısı: 23
Durumu: Tamamlanmış
Kategori: Drama, Romance, School, Shoujo
Mangaa-ka: Aikawa, Saki
Çeviri Durumu: Mevcut Değil.



KONUSU:




Esas olarak bu dört gencimizin etrafından cereyan eden olaylarla dolu romantik bir manga. İsimlerden de fark edeceğiniz üzere erkekler kardeş Kakeru , Kousuke'nin abisi ve bir öğretmen dahası ise çok popüler ve başarılı birisi. Kousuke ise kendi halinde bir okçuluk sporu öğrencisidir.

Kanzaki Hotaru iki sene önce Haruna Kakeru tarafından bir yardım görür ve ona hayran olur. O günden sonra da bu hayranlığı bir tür takıntı gibi devam eder. Sürekli Haruna-Sensei'nin peşinde gezmekte ve kendisini hatırlayıp hatırlamadığını öğrenmek istemektedir. Bu sıralarda ise Kousuke yine abisine kapılan kızlardan birisi olarak Hotaru ile karşılaşır. Hotaru Kousuke'ye başlarda pek kibar davranmaz ve onun Haruna-Sensei'nin kardeşi olduğunu öğrenmesi de buna tuz biber eker. 

Gelgelelim, çiftimizin geçmişe dayalı bir anıları vardır ve Hotaru bunu hatırlamasa bile Kousuke ona duyduğu sempatiden vazgeçmez.Hotaru Haruna-Sensei'ye aşıkken , Kousuke her zaman abisinin gölgesinde kalmış biri olarak bu aşkı aşabilir mi? Hotaru gerçekten kimi sevdiğini anlaaybilecek mi?

Peki Yukako kim ? O kime aşık ? Ve aşkı için neler yapacak ?




DETAYLI İNCELEME PEK YAKINDA :)))

Closest Love to Heaven || Manga İnceleme

30 Oca 2013


KYOU NO KIRA-KUN

Orjinal Adı: Kyou no Kira-kun
 İngilizce Adı: Closest Love to Heaven
 Türkçe Adı: Cennete En Yakın Aşk
 Cilt Sayısı: 3 Cilt
 Manga-ka: Mikimoto, Rin
 Türü:Romance, Drama, Love
Çeviri Durumu: Yok

ELEŞTİRİM:

Kısa ve çerezlik bir manga olduğunu söylemekle başlamak istiyorum. Başlarda kısa olduğu için Oneshot tarzı tatsız tuzsuz bir manga çıkacak diye biraz korkmuştum ama beklentilerimin üzerinde bir manga okudum. Tek sevmediğim kısmı son cildi ve sonu oldu. Açıkçası neden o kadar hızlandırıp bitirmişler anlamadım. Olayın nasıl cereyan ettiğini de çözemedim. Bu yüzden sonunu ne yapacağını bilememişte bir anda bitirmiş gibi düşünüyorum.Onun dışında baştan sona çok hüzünlü ama bir o kadar da yavaştan içe işleyen bir manga okumak beni çok keyiflendirdi. İlk ciltler gerçekten çok dramatik ve güzeldi. Erkek karakterimiz Kira'nın yakarışları ve ağlamaları çok dokundu. Akşam akşam son bir saatimi de dramaya ayırmak biraz morelimi bozsa bile sonunda en azından öldüğünü görmemek hoşuma gitti.Tavsiye ederim, kısa ve tatlı bir mangaydı.


KONUSU:
DİKKAT SPOILER İÇERİR!
Kira, okulun popüler çocuğudur.Sözü geçen, sert ve çekici bir tiptir. Nino ise okulda ''kuş kız'' olarak lakap takılan ve arka sıralarda omzundaki (dondurulmuş) papağanı dışında bir arkadaşı olmayan yalnız birisidir. Bu görünüş sizi aldatmasın , aslında Kira'da en az Nino kadar yalnızdır.Sadece dışarıdan acılarını belli etmemeye çalışır.Sonra tesadüfler bu iki gencimizi bir araya getirir.Nino , Kira'nın bir yıllık ömrü kaldığını öğrenir ama önce bundan biraz şüphelenir.Sonra sözde herkesin dondurulmuş sandığı fakat aslında gerçek olan papağanından Kira'nın kendi kendine ağlayıp ''Ölmek istemiyorum,'' diye yakardığını duyar.Bu gerçekleri öğrendikten sonra Nino'nun Kira'ya karşı bir sempatisi oluşur ve ona yardım etmeye karar verir.
Her ne kadar patavasız bir şekilde çocuğa ''Ölecek misin?'' diye sorsa da, sonradan hatasını anlar ama Kira'nın tepkisi ağır olur ve kızımıza ''Kendisi için üzülen insanlardan nefret ettiğini söyler.'' (Buradaki kendisi itamı Nino'nun kendisine acımasına yapılan bir hitaf.)Gel gelelim, okulda bir olayda Kira'nın bir arkadaşı Nino için ''Keşke gerçekten ölsen,'' tarzında bir cümle kurar ve bu da Kira'yı çileden çıkarır. Okulda olay çıkarıp ortadan kaybolur.Nino ise Kira'nın peşinden gidip ona destek olmaya karar verir. Ve Kira'yı bir köşede sessizce ağlarken bulur.Yalnız kaldığı , yapayalnız olduğu için ağlamaktadır.Bunun üzerine de Nino Kira'ya ''Sen ölene kadar yanında olacağım,'' diye söz verir. Ve çiftimizin arkadaşlıkları bir süre sonra aşka döner...

Hadashi de Bara wo Fume || MANGA TANITIM

16 Oca 2013

Orjinal Adı: Hadashi de Bara wo Fume 
İngilizce Adı: Stepping On Roses
Türkçe Adı: Güllerde Yürümek
Cilt Sayısı: 9 Cilt
Manga-ka: Ueda Rinko
Türü:Romance, Historical, Drama, Comedy, Love
Çeviri Durumu: Mevcut.
Çeviri : Mabushi Majo

Bu mangaya dün akşam başladım, gecesine bitti. Aslında ilk cildini daha önce okumuştum ama çok ilgimi çekmemişti. Tesadüf eseri dün okunacak ''shoujo'' manga ararken , bunun ilerki ciltlerinden birkaçına denk geldim ve hemen baştan okumaya başladım.Manga Historical Romance tadındaydı- ki bu kadar çabuk okumamın sebebide budur.
Son cilde kadar büyük bir merakla , hop oturup hop kalkarak okudum ama son cilt beklediğim gibi çıkmadı.En azından çok saçma bir sonuçlandırma yapılmış o beni sinir etti. Kendimi Türk Filminden bir sahnenin içinde bulur gibi oldum. Ama genel olarak kesinlikle tavsiye edeceğim bir manga ,soluksuz okutuyor kendisini. Hele bir de Historical Romance sever biriyseniz , resimlendirilmiş halini gözlerinizin önüne getirmenizi tavsiye ederim...

KONUSU: Sumi, (üvey)küçük kardeşleri ve abisi ile bir handa yaşıyordur. Ama buranın kirasını ödemekte zorlanıyorlardır. Han sahibi de çok çirkef birisidir ve parasını almak için ''ahlaksız'' tekliflerde bulunacak kadar alçalabiliyordur...
Böyle iğrenç bir teklif sırasında bir soylu Sumi'ye yardım eder ve onun adına han sahibine parasını öder. Sumi ise bu gizemli ''prensine'' aşık oluverir....
Birgün Sumi'nin abisi çekip gider ve Sumi ile kardeşlerini bir başına bırakır. Ev sahibide Sumi'nin kardeşlerini almak ve onu dışarı atmakla tehdit eder. Bu duruma engel olmak isteyen Sumi, işi kendisini satmaya kadar götürür. Ne var ki tam böyle bir durumla karşı karşıya iken bir soylu çıkar ve Sumi'yi kolundan tuttuğu gibi evine götürür. Onunla bir anlaşma yapar ve ''eşi'' olması , ''hayatını ona adaması'' karşılığında istediği parayı tedarik edeceğini söyler. Sumi'de mecburiyetten bu durumu kabul eder. Ama soylunun kararları kesindir. Anlaşma yapılır kurallar koyulur. İlk kural ; ''Sana aşık olmayacağım. Sen de bana..'' olur...
Soichirou, sonunda kendisine bir eş bulur ve büyük babasına sözünü tutar. Şimdi tek istediği Ashida ailesine getirdiği bu gelinin topluma uygun bir hanımefendi yapmaktır. Bu ne kadar zor olursa olsun, Soichirou gelinin Ashida ailesinin imrenilen bir ferdi durumuna getirmeyi boynunu borcu bilir.Ama tek fark, bu on beş yaşındaki küçük kızın birkaç dokunuşla nasıl çekici bir kadına dönüşebileceğini bilmiyor olmamsıdır.

Dikkat SPOILER:
Karakterlerin geçmişleri de içler acısı bir durumdur. Sumi kimsenin bilmediği bir sebepten çiçeklerin - özellikle de gül- kokusundan nefret etmektedir. Hatta öyle ki, bir kısımda koku yüzünden korkudan ağlayacak duruma gelir.Ama ileri ki ciltlerde bu durumun sebebi ortaya çıkıyor.Gerçi ben pek bağdaştıramadım , o da ayrı mesele...
Soichirou ise yıllar önce ailesini yangında kaybetmiştir. Aslında kendisi bir metresin çocuğudur ama babası onu nüfusunda almıştır. Ve büyük olduğu için varistir.Ama üvey annesi Soichirou'dan hiç hoşlanmaz.Bigün küçük kardeşi kibritle oynarken evi yakar ve Soichirou'nun uşağı onu alıp dışarı çıkana kadar herşey yanıp kül olur. Ailenin tek yaşayan ferdi olarak kendisi kalınca çok zorlu bir çocukluk geçirir... Bu yangın deneyimi de onda kalıcı bir hasar bırakmıştır en küçük yangından korkar.Ama bir bölümde Nozomu denen hödük Sumi'yi kaçırdığında götürdüğü yerde yangın çıkar ve Soichirou karısını kurtarmak içinn tüm korkularına rağmen o yangına dalar. Çok taktir ettim orada ya..

Sonra şu başlarda bahsettiğimiz ''prensimiz'' var ya, Soichirou'nun en yakın arkadaşıdır ve Sumi'ye takıntı derecesinde abayı yakar. Bu durum öyle bir hal alır ki, Nozomu, Soichirou'yu batırıp Sumi'yi elde etmeye kararlıdır. Adamın yapmadıkları kalmadı ya ama böyle çirkef bir duruma öyle saçma bir son çok komik olmuş... Nozomu, Soichirou'nun malını mülkünü elinden alınca Sumi'ye ''benim olursan onu kurtarırım,'' der bizim salak kızda bu çocukla evlenmeyi kabul eder. Hoş diğeriyle ne ara boşandıysa artık :D Sonra efendim bomba tepki gelir; Siz evlenemezsiniz. Siz kardeşsiniz!
Bu cümleyi okudum ya tüm manga öldü ben de. Bu nedir abi ya , öyle soluk soluğa oku sonu resmen Türk Filmi gibi olsun...


MANGA İÇİN PUANIM:


 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS