Anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anime etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Soredemo Sekai Wa Utsukushii | Anime Tanıtım

21 Tem 2014


Orijinal Adı: Soredemo Sekai Wa Utsukushii 
İngilizce Adı: The World is Still Beautiful
Türkçe Adı: Dünya Yine De Güzel.
Kategori: TV Serisi
Türü: Romantik, Fantastik, Komedi, Macera
Bölüm Sayısı: 12
Yayın Tarihi: 6 Nisan 2014
Fansub Durumu: Var.

Konusu:

Bu animeye geçen gün merakımdan başladım. Açıkçası ilk bölüm güzeldi ve ikincisine büyük bir hevesle atıldım ama ikinci bölümün o ilk 5 dakikası ve Livius'u gördüğüm o da an gözlerimin önünden gitmiyor. Hayır, beklediğim başka bir şeydi. Bu animenin mangasından da habersiz olduğum için Güneç Krallığı'nın Lordu'yla ilgili söylentileri de ele alınca beklediğim kişinin bir çocuk olmadığı kesindir. Neyse. İşte o ilk anki şaşırmayı atınca anime çok eğlenceli ve güzel bir seri geldi gözüme. Hatta Noragami'yi izliyordum ki, onu bırakıp buna sarmama sebep oldu. O kadar yani.

Gerçekten iyi güldüm bu animede. Kesinlikle bir bakmanızı öneririm.

Yağmur Krallığı'nın dört kız kardeşinden en küçükleri olan Prenses Nike, Güneş Krallığı'nın acımasız, zalim ve yaşlı lorduyla evlendirilmek için yollanır. Kızımızın başına yolda epey bir şey gelir ama o inatla Güneş Kralı'nı görene kadar pes etmeden devam eder ve nihayetinde ikinci bölümde amacına erişir. Erişmek de ne erişmek yani. Nike karşısında bir "erkek" beklerken aslında Güneş Kralı'nın bacak kadar bir çocuk olduğunu gördüğü an kızda kayış kopar.
Krallığından buraya kadar bunca yolu bir bücür ile evlendirilmek için geldiği yetmiyormuş gibi bir de karşısındaki bücür kendisinden "Yağmur" yağdırmasını ister. Çünkü Güneş Krallığı'na yağmur yağmaz. Küçük Bey de sürekli Güneş görmekten sıkılınca kendince bir karar verip Yağmur Krallığı'nın kızlarından biriyle evlenip onun gücüyle arada krallığa yağmur yağdırmak ister.Tabii yaş tahtaya basar. Zira Nike onun kontrol edebileceği bir kız değildir. İçinden gelmediği hiçbir şeyi yapmaz. Kısacası kıza hükmetmesi çok zor. Kızımız çok içten, sıcak, samimi ve iyi yürekli bir kızdır. Öyle ki tanışalı daha yirmi dört saat olmadan Livius'un kalbinde bir yer bile edinir. Tabii arada kızımızın Livius için "Gözleri çocuk gibi bakmıyor," demelerine inanarak sonunda çocuğun içinden başka bir şey çıkmasını bekliyorum. En azından beklemek istiyorum. Çünkü bu "çocuk" görüntüsü bana bile tuhaf geldi. Yaşından büyük işlerle uğraşıyor bizim bücür. :D



Ao Haru Ride | Anime Tanıtım

11 Tem 2014


 Orijinal Adı: Ao Haru Ride
İngilizce Adı: Blue Spring Ride
Türkçe Adı: Mavi Bahar Yolculuğu
Türü: Romantik, Okul, Aşk, Sosyal Yaşam
Kategori: TV Serisi
Bölüm Sayısı: 12 
Yayın Tarihi: 08.07.14
Statü: Tamamlandı. [Güncel]


Sonunda sevilen manga serilerinden Ao Haru Ride, Live Action'dan sonra animeye de uyarladı. Her ne kadar Live Aciton'ın çıkması kışı bulacak olsa da, animesinin başlaması güzel oldu.Animeleri daha çok sevdiğimi düşünürsek benim için güzel bir haberdi en azından.
Mangasını başlarda çok severek takip ediyordum.Sonra nedendir bilmem, bıraktım ama animesinin çıkacağını duyunca apayrı bir sevinçle animesine sarıldım.Ve çıktığı anda da izlemeyi planlamama rağmen kısmet olmadı ancak izleyebildim. :D Şimdi de kısa bir görüş yazacağım
Açıkçası çok güzel bir uyarlama olmuşşşş! *-*
İzlediğim her an, her sahnede 'Çok güzel,' dedim durdum. O kadar hoşuma gitti. Karakterleri çok iyi vermişler. Hele o küçüklükleriii! ^_^
Kou'ya zaten âşıktım animede, üç boyutlu görünce resmen hayran kaldım. Gerçekten çok güzel olmuş ama kısa yahu! Niye 12 bölümcükkk? (T_T)

Animemiz mangayla aynı başlıyor. En azından başlangıç. Futaba okulun sessiz ve ilgi çekici kızlarından birisi. Herkes tarafından sempatik olarak kabul edilmekte. Tanaka Kou ise okulun sessiz ama sevilen çocuklarından birisi. Derken efendim kader bu iki şeker şeyi bir araya getiriyor. Bir gün, Futaba, ortaokuldayken, okula gitmek için yola çıktığı bir sırada yağmura yakalanıyor ve kendini korumak için girdiği tapınakta Tanaka Kou'nun da kendisi gibi yağmurdan korunmaya çalıştığını görüyor. O sırada da ikilimiz arasında yağmur üstünden başlayan ve kısa olmasına rağmen unutulamayacak anlar yaratan birkaç cümle gelişiyor. Kou, Futaba'ya kendini kurulaması için tişörtünü veriyor. Futaba da tişörtü iade ederken Kou tarafından bir festivale davet ediliyor. Ama, ama tesadüf eseri bir arkadaşının kendisini kızdırmasıyla ve ona, "Tüm erkeklerden nefret ediyorum," derken Kou tarafından görülmesiyle o davet asla gerçekleşmiyor.
Gerçi Futaba gidiyor ve saatlerce Kou'yu bekliyor ama Kou gelmiyor, gelmediği gibi bir anda okulunu da değiştirip, çekip gidiyor. 

Bu olaydan sonraki 3 senede animenin konusunu oluştuyor. Aradan geçen üç yılda hem Futaba hem de Kou çok değişiyorlar. Futaba ortaokuldaki o sessiz kız olmaktan çıkıyor ve arkadaş edinebilmek adına kendisi dışında bir feminist karaktere dönüşüyor. Kou ise ailesi boşandıktan sonra ismini değişitirip okula devam ediyor. Ama Futaba bundan habersiz. Ta ki ikisi tesadüf eseri çarpışına dek..
Futaba Kou'yu her zaman Tanaka olarak çağırırken üç yıl sonra karşısına çıkan ve tanıdığı o çocuktan bambaşka biri olarak karşısında duran Tanaka artık kendisini Macbuhi olarak tanıtınca kızımız bir an tereddüt etse de karşısındakinin o olduğunu anlıyor ve ilk aşkını yeniden bulduğunu sanıyor. En azından Tanaka konuşana kadar..

Tanaka için her şey geçmişte kalmıştır. Artık ikisi de değişmiştir ve geçmişi geri getiremezler. Bu andan sonra yapılacak tek şey arkadaş kalmaktır. Ama Futaba, ilk ve tek aşkı olan bu çocuktan bu kadar kolay vazgeçmek istemez..




Sailor Moon (Ay Savaşçısı) Yakında Animez TV'de!

4 Mar 2014

Haberin güzelliğine bakın!
Daha demin Animez TV takipçileri için çok güzel bir haber duyurdu. Sailor Moon (Ay Savaşçısı) yakında yeniden televizyonda olacak. Bu animeyi kaçıncı kez izledim sayısını bile hatırlamıyorum ama asla sıkılmadan tekrar tekrar izleyeceğimden hiç şüphem yok.
Animez TV'de daha önce yayımlanan animelerin alt yazılı olarak yayımlanması ve orjinaline sadık kalınarak aktarılmasına şahit olduğum ve takip edip izlediğim için de ayrı bir sevinçle bekliyorum Sailor Moon'u. Umarım bu yakında çoook bekleeyceğimiz bir yakında değildir de en kısa zamanda izleriz. :))


Sailor Moon [Ay Savaşçısı] 2013'ten Haberler!

17 Oca 2014


Yeni sezonunu merakla beklediğim Sailor Moon (Ay Savaşçısı)'dan güzel haberler geleceğine sürekli üzücü haberler gelip duruyor.Severek takip ettiğim bir blogta yine Sailor Moon'un yayın tarihinin ertelendiğini okudum. Geçen sene çıkacak olması gerekirken Mamoru'yu seslendiren Seyuu'nun yurt dışına çıkması sebebiyle çekimleri 2014'e atmışlardı ama şimdi de Temmuz Ayına ertelemişler. Erteleye erteleye suyunu çıkardılar. Okuduğum kadarıyla animeyi yeniden çekecekler için sıkı hazırlanıyor yeniden ve daha etkileyici olarak Sailor Moon severlere sunmak için canla başla çalıştıklarını iddia ediyorlarmış.
“Hikaye Naoko Takeuchi’nin orijinal mangasını takip edecek ve en başından başlayacak. Bu oldukça büyük bir proje. Tüm ekip olarak herkese baştan aşağı yepyeni bir Sailor Moon serisi sunmak için canla başla çalışıyoruz, bu yüzden lütfen bizi bekleyin.” 
 Açıkçası orijinal mangasına bağlı kalarak nasıl bir şey çıkaracaklarını çok merak ediyorum ama bu kadar beklediğimize de değecek mi ondan da şüpheliyim. Zira mangada çok değişik sahneler mevcut. Yani bizim kültürümüze uymayan şeyler içeriyor. Bu haliyle sevildiği kadar sevilir mi orijinali o kısım biraz düşündürdü beni. Mangada Uranüs'ün Usagi'yi öptüğü bir sahne vardı.O sahneyi ekranda görmek ne denli bir etki oluşturur bilemedim.Tabi birçok animede bu sahneler mevcut ama Sailor Moon'un bu halinin yeni çekim olacağı ve içinde eskisinden bir şeyler arayacak izleyenlerde barındıracağı kesin.Yine de Sailor Moon bu! İzlenir, izlenecek.

Erteleneceğine dair detaylı habere ulaşmak için Anime Fantastica Blog'unu incelemenizi öneririm.






Yamada-kun to 7-nin no Majo | Live Action (Japon Drama)

1 Ara 2013


Yamada-kun to Nananin no Majo

Orijinal Adı: Yamada-kun to Nananin no Majo
İngilizce Adı: Yamada and the Seven Witches
Türkçe Adı: Yamada ve 7 Cadı
Tür: Gizem, Macera, Büyü, Komedi, Ecchi
Bölüm Sayısı: 8
Yayın Tarihi: 10 Ağustos 2013


Geçen izlemiş olduğum bu Live Action uyarlaması Yamada-kun to 7-nin no Majo(Yamada-kun ve 7 Cadı) için hem bir tanıtım geçeyim dedim hem de animesinin 2 dakikalık bir ön gösterimi yayımlanmış onu gördüm. Paylaşmak istedim. Aslında ön gösterimi 25 Ağustos'ta yayımlanmış ama hâlâ animesinden ses yok.Hoş  anime olarak çıkacak mı onu da tam bilmiyorum ama çıkacak gibi görünüyor. Yoksa ONA olarak bir ön bir ön bölüm yayımlanmazdı. Belki 2014'e gelir diye umuyorum. Çünkü ben Live Action'ından çok gülmüştüm. Mangasını da takip etmek istediğim bitmediği için de el süremediğim bir seri.

Aslında pek Live Action ve drama seven birisi değilimdir. İlginç bulduklarıma bakarım ve bu da onlardan birisi. Şöyle bakınırken tesadüf eseri bir blogta bunun tanıtımını görmüştüm ve ruhları yer değiştiriyor tarzı bir konu olduğunu da öğrenince şans vereyim, bi' bakayım dedim. Şans verdiğime de değdi. Zira daha ilk bölümde gül gül yerlere yattım o kadar komikti.

Çünkü, konumuz şans eseri bir çarpışma yaşayıp ruhları yer değiştiren Yamada ve Shiraishi'nin üzerine gelişiyor. Yamada okulun en tembel ve en salak öğrencisi iken Shiraishi tam tersi bir karakterde, başarılı bir öğrenci ama suskun ve görünmez bir tiptir.Şans bu ya bir gün merdivenlerden çıkarlarken Yamada Shiraishi'nin üzerine düşüyor ve revirde uyandıklarında ruhlarının yerdeğiştirdiğini keşfediyorlar. Ya da sadece Yamada keşfediyor. Zira Shiraishi sanki bu durum süreki başına geliyormuş gibi sınıfına, ders başına dönüyor. Kız zaten tam bi' "inek öğrenci" olduğu için bu kısmı yargılamadım XD Neyse Yamada işin peşini bırakmıyor tabi. Nasıl geri döneriz derken aralarında bu etkileşimin neden kaynaklandığını bilmeseler de nasıl olduğunu keşfedince kendi yararlarına sürekli beden değiştirmeye başlıyorlar. 

İlk bölüm içinde oldukça eğlenceli bir girişi olduğu için bir bakıyorsunuz konu sizi alıp görütüyor ama ne yazık ki kısa bir Live Action çekmişler. O yüzden de animesi çıkarsa ne âlâ.


Tabi 7 cadı demesinin de bir anlamı var. Çünkü dizimize her bölümde yeni bir karakter katılıyor. Öyleki ilk bölümün sonunda ruh değiştirme işlemi sadece Yamada ve Shiraishi arasında değil kimi öperlerse onunla değiştiğini keşfettiklerinde ise sırlarına ortak olan herkesle beraber çok eğlenceli bir kurgu ortaya çıkıyor.

Animesi için ön gösterim olarak girilen PV'de 2 dakikalık kısa bir ONA ama Ağustos'tan beri bir yayım bilgisi görmedim ben. Umarım bu gerçektir de 2014'te çıkar.








2013 Sonbahar Animeleri!

28 Eyl 2013

Merhabalar,
Aslında bu postu hafta içinden beri yayımlayacağım ama bir türlü elim gitmedi. İşlerimden ötürü de aksadı ne yazık ki. Şimdi fırsat bulmuşken hemen yayına geçeyim dedim.Geç kaldığım için bu ay içerisinde olanları çoğu yayınlandı bile XD

Geçtiğimiz hafta Sonbahar Sezonu içerisinde en merakla beklenen/beklediğim anime Diabolik Lovers yayına geçti. Ama açıkçası pek de beklediğim gibi sarmadı. Vampire Knight'tan sonra severek izlediğim vampir türü animesi olmadığı için Diabolik Lovers'a beklentim çok fazlaydı ama git gide Amnesia'ya dönmeye başladı sanki. -__- 
Gerçi daha ikinci bölüm yeni yayınlandı ama işte sarmadı pek ya. Neyse devamının daha güzel olacağı kanısındayım. -İnşallah yani-

Neyse. 2013 Yılını da yavaş yavaş bitirirken şu sonbahar animelerinin listelerine de bir göz atalım. Neler varmış? Ne çıkıyormuş? Merak edenler için;

2013 Sonbahar Anime Listesi



Listedeki Diabolik Lovers zaten yayına girdi. Aralarında yayına giren ve önümüzdeki aylarda girecek olan animeler de var.Bu kısımdakilerden bir tek GOLDEN TIME ilgimi çekti.Onun da yayın tarihi 16 Ekim. Komedi türünde bir anime. Merak ettim açıkçası. =)))





Benim bunlar içerisinde belki -sırf Muziki Nana'nın seslendirmesi için- izleyeceğim White Album 2 olur. Ama ondan da kesin emin değilim. İlki çok sıkıcıydı. U_U Onun dışında  6 Ekimde Kuroko No Basket 2 geliyormuş.
 Tokyo Ravens güzele benziyor. Ona da bakaca'm. Sararsa izlerim.


-FİLMLER-


OVA




Hadashi de Bara wo Fume || MANGA TANITIM

16 Oca 2013

Orjinal Adı: Hadashi de Bara wo Fume 
İngilizce Adı: Stepping On Roses
Türkçe Adı: Güllerde Yürümek
Cilt Sayısı: 9 Cilt
Manga-ka: Ueda Rinko
Türü:Romance, Historical, Drama, Comedy, Love
Çeviri Durumu: Mevcut.
Çeviri : Mabushi Majo

Bu mangaya dün akşam başladım, gecesine bitti. Aslında ilk cildini daha önce okumuştum ama çok ilgimi çekmemişti. Tesadüf eseri dün okunacak ''shoujo'' manga ararken , bunun ilerki ciltlerinden birkaçına denk geldim ve hemen baştan okumaya başladım.Manga Historical Romance tadındaydı- ki bu kadar çabuk okumamın sebebide budur.
Son cilde kadar büyük bir merakla , hop oturup hop kalkarak okudum ama son cilt beklediğim gibi çıkmadı.En azından çok saçma bir sonuçlandırma yapılmış o beni sinir etti. Kendimi Türk Filminden bir sahnenin içinde bulur gibi oldum. Ama genel olarak kesinlikle tavsiye edeceğim bir manga ,soluksuz okutuyor kendisini. Hele bir de Historical Romance sever biriyseniz , resimlendirilmiş halini gözlerinizin önüne getirmenizi tavsiye ederim...

KONUSU: Sumi, (üvey)küçük kardeşleri ve abisi ile bir handa yaşıyordur. Ama buranın kirasını ödemekte zorlanıyorlardır. Han sahibi de çok çirkef birisidir ve parasını almak için ''ahlaksız'' tekliflerde bulunacak kadar alçalabiliyordur...
Böyle iğrenç bir teklif sırasında bir soylu Sumi'ye yardım eder ve onun adına han sahibine parasını öder. Sumi ise bu gizemli ''prensine'' aşık oluverir....
Birgün Sumi'nin abisi çekip gider ve Sumi ile kardeşlerini bir başına bırakır. Ev sahibide Sumi'nin kardeşlerini almak ve onu dışarı atmakla tehdit eder. Bu duruma engel olmak isteyen Sumi, işi kendisini satmaya kadar götürür. Ne var ki tam böyle bir durumla karşı karşıya iken bir soylu çıkar ve Sumi'yi kolundan tuttuğu gibi evine götürür. Onunla bir anlaşma yapar ve ''eşi'' olması , ''hayatını ona adaması'' karşılığında istediği parayı tedarik edeceğini söyler. Sumi'de mecburiyetten bu durumu kabul eder. Ama soylunun kararları kesindir. Anlaşma yapılır kurallar koyulur. İlk kural ; ''Sana aşık olmayacağım. Sen de bana..'' olur...
Soichirou, sonunda kendisine bir eş bulur ve büyük babasına sözünü tutar. Şimdi tek istediği Ashida ailesine getirdiği bu gelinin topluma uygun bir hanımefendi yapmaktır. Bu ne kadar zor olursa olsun, Soichirou gelinin Ashida ailesinin imrenilen bir ferdi durumuna getirmeyi boynunu borcu bilir.Ama tek fark, bu on beş yaşındaki küçük kızın birkaç dokunuşla nasıl çekici bir kadına dönüşebileceğini bilmiyor olmamsıdır.

Dikkat SPOILER:
Karakterlerin geçmişleri de içler acısı bir durumdur. Sumi kimsenin bilmediği bir sebepten çiçeklerin - özellikle de gül- kokusundan nefret etmektedir. Hatta öyle ki, bir kısımda koku yüzünden korkudan ağlayacak duruma gelir.Ama ileri ki ciltlerde bu durumun sebebi ortaya çıkıyor.Gerçi ben pek bağdaştıramadım , o da ayrı mesele...
Soichirou ise yıllar önce ailesini yangında kaybetmiştir. Aslında kendisi bir metresin çocuğudur ama babası onu nüfusunda almıştır. Ve büyük olduğu için varistir.Ama üvey annesi Soichirou'dan hiç hoşlanmaz.Bigün küçük kardeşi kibritle oynarken evi yakar ve Soichirou'nun uşağı onu alıp dışarı çıkana kadar herşey yanıp kül olur. Ailenin tek yaşayan ferdi olarak kendisi kalınca çok zorlu bir çocukluk geçirir... Bu yangın deneyimi de onda kalıcı bir hasar bırakmıştır en küçük yangından korkar.Ama bir bölümde Nozomu denen hödük Sumi'yi kaçırdığında götürdüğü yerde yangın çıkar ve Soichirou karısını kurtarmak içinn tüm korkularına rağmen o yangına dalar. Çok taktir ettim orada ya..

Sonra şu başlarda bahsettiğimiz ''prensimiz'' var ya, Soichirou'nun en yakın arkadaşıdır ve Sumi'ye takıntı derecesinde abayı yakar. Bu durum öyle bir hal alır ki, Nozomu, Soichirou'yu batırıp Sumi'yi elde etmeye kararlıdır. Adamın yapmadıkları kalmadı ya ama böyle çirkef bir duruma öyle saçma bir son çok komik olmuş... Nozomu, Soichirou'nun malını mülkünü elinden alınca Sumi'ye ''benim olursan onu kurtarırım,'' der bizim salak kızda bu çocukla evlenmeyi kabul eder. Hoş diğeriyle ne ara boşandıysa artık :D Sonra efendim bomba tepki gelir; Siz evlenemezsiniz. Siz kardeşsiniz!
Bu cümleyi okudum ya tüm manga öldü ben de. Bu nedir abi ya , öyle soluk soluğa oku sonu resmen Türk Filmi gibi olsun...


MANGA İÇİN PUANIM:


 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS