Sylvia Day etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sylvia Day etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Arzulanan Kadın / Sylvia Day [Kitap Alıntıları]

14 Tem 2014



Kitap Adı: Arzulanan Kadın
Orijinal Adı: Ask For It
Seri: Georgian #1
Yazar: Sylvia Day
Goodreads Puanı: 3.81
Yayınevi: Pegasus Yayınları 


Bitmeyen bir arzu

Kraliyet ajanı Marcus Ashford sayısız düello yapmış, kurşunlardan ve top mermilerinden kurtulmuştur. Ancak hiçbir şey onu eski nişanlısı Elizabeth'e duyduğu açlık kadar etkilememiştir. Elizabeth ise seneler önce Marcus'u, yakışıklı Lord Hawthorne uğruna terk etmiştir.

Koşulsuz teslimiyet

Fakat Marcus, Elizabeth'in kocasının katillerini bulma ve kadını koruma görevini üstlenerek ona hizmet etmeye yemin eder hem de her açıdan. Fakat her şeyiyle genç kadına teslim olmaya cesaret edebilecek midir?

"Buram buram tutku kokan, tehlikeli bir oyun."
-Booklist-

"Danielle Steel ve Jackie Collins'i artık bir kenara bırakın, yeni bir çağ başlıyor."
-Amuse-



‘°ºO•❤•.¸✿¸.•❤•.❀•.Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ ALINTILAR Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ.•❀.•❤•.¸✿¸.•❤•Oº°‘


  • ''Benden bir kez kaçtın. Bunun tekrarlanmasına izin vermeyeceğim.'' Elizabeth'i kendine doğru çekmesiyle birlikte etraflarını bunaltıcı bir hava sardı. Şimdi boğuk bir sesle konuşuyordu. ''Bu defa İngiltere Kralı'yla evlensen bile umurumda değil. Sen benim olacaksın.''
  • ''Hiç bir kadın, arzusunu bu şekilde kamçılamıyordu. Öfkeden deliye dönse de, şehvet onu perişan etse de Elizabeth'e duyduğu arzu kanının kaynamasına sebep oluyordu.''
  • ''Bu, dudaklarının temasından çok daha farklı bir şeydi. Sahiplenmenin, söndürülmesi imkansız bir arzunun göstergesiydi.''
  • ''Günün birinde bana olan sevdan seni öylesine perişan hale getirecek ki benden uzakta aldığın her nefeste ciğerlerinin yandığını hissedeceksin. Bana, arzu duyduğum her şeyi benim istediğim zaman ve istediğim şekilde vereceksin.''
  • ''Evlilik. Marcus ürperdi. İşte nihayet beklenen olmuştu. Bu kadın yüzünden aklını yitirmişti.''

     •  ''Marcus...''
Elizabeth'in sesi ve teninin tadıyla kendinden geçen Marcus inledi. Onu böyle  kollarının arasında tutmak vücudunun tepeden tırnağa gerilip sızlamasına sebep olmuştu. ''Evet, aşkım?''
''Seni istemiyorum.''
''İsteyeceksin.'' Marcus dudaklarını onunkine yapıştırdı.''




Yatağımdaki Yabancı || Sylvia Day [YORUM]

31 Ağu 2013



Orijinal Adı: The Stranger I Married
Edisyonu: Yatağımdaki Yabancı
Bağlı Olduğu Seri: Tek Kitap
Yazar: Sylvia Day
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitap Dili: Türkçe
Goodreads Puanı: 3,89 (4,836 Rating)
İnceleme Linkleri: Goodreads || Amazon

EVLİLİK BİR KUMARDIR
Dört yıl önce Isabel’e mantık evliliği yapmayı teklif ettiğinde Gray vurdumduymaz bir yakışıklıdır fakat artık genç adamın içindeki o çocuksu serseriden geriye eser kalmamıştır. O artık sırların içine gömülmüş ve kaybolduğundan beri yaptığı şeyler hakkında hep sessiz kalmıştır.

AŞKSA BU OYUNUN EN BÜYÜK SÜPRİZİ
Isabel’in kolaylıkla başa çıkabildiği o pervasız genç artık yoktur ve bu tutkulu adam ehlîleştirilemez gibi görünmektedir. Genç kadın, Gray’in içinde yanan ateşi keşfetmeye cesaret edebilecek ve karşı konulamaz bir yabancıya dönüşen âşığının içini açabilecek midir?


Yoruma geçmeden önce, Sylvia’nın historical romance kategorisinde kalemini çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Kadın duyguları gerçekten hissettiriyor. Günaha Davet kitabını çok beğenmiştim. Çünkü kitap biraz dokunaklı bir kurguya sahipti. Bu da duyguları birebir hissetmemi sağlıyordu. Bu kitabında da duygular bakımından hiçbir sıkıntı çekmedim. Ama kurgusu ne yazık ki hoşuma gitmedi. Yorumlarını takip ettiğim birçok okurun kitabı genel olarak beğendiğini ama en temel öğe olarak ortaya sunulan yaş sorunundan rahatsız olduğunu gördüm.Çünkü kadın kahramanımız erkek kahramanımızdan 4 yaş kadar büyük. Ben buna takılmadım açıkçası. Takılırım diye bekliyordum ama hiç yadırgama veyahut takılma gibi bir sorun yaşamadım. Benim daha çok kitabın gidişatı olarak problemim oldu. Kitap güzel ama kadın kahramanımız Isabel (Pel)’in geniş mezhebi beni sinir etti ! Yani, kocası ölmüş bir dul olması, Gray’le anlaşarak evlenmesi dahi bu tavırlarını doğal karşılamamı sağlamadı.

Zira bu tavırları yüzünden aralarındaki çekim çok havada kalmış gibiydi. Özellikle de başlarında… Her ne kadar Pel’in de kendisine göre nedenleri olsa da bu tavırları bana çok itici geldi. İşte efendim, kocası kendisini aldatmış, hatta bir metresi için düello ederken geberip gitmiş –çok şükür- , kızımız da onun kendisinde açtığı yaralardan ötürü evliliklere güvensiz kalmış. Doğru böyle bir kocadan sonra evlilikler pek beklendiği gibi gitmez. Hep bir tereddüt olur. Ama hanımefendinin evliliklerden uzak durması cinsel hayattan da uzak durmasını gerektirmiyor. Bu yüzden de kızımız kendisine bekâr beylerden bir refakatçi seçiyor ve onunla olduğu sürece de ona bağlı kalıyor. Ama evlilik YOK!



Yani bu nasıl bir karakter şimdi be ?! Bunun metreslikten farkı ne oluyor ki ? Kısacası kadın karakterimizin bu absürt hareketlerine sinir oldum. Ama tabi bir de erkek karakter var değil mi? O da ayrı muhabbet ! Adamımız kitabın başında 22 yaşında, çapkın bir hovarda. O sıralarda annesi yüzünden başkasıyla evlendiği için kaybettiği çocukluk aşkı Emily’e deli divane âşık. Ama bu kızımız da başka birisinin eşi! Fakat bu aralarındaki ilişkiye engel değil. Hatta Emily Gerard(Gray)’dan hamile bile kalıyor. Neyse.
Konu asıl burada başlıyor. Gerard ve Pel’in evlilikleri bir anlaşma üzerine kuruluyor. Gerard annesinden intikam almak için adı kötüye çıkmış Isabel Pelham ile evleniyor. Isabel ise Gray’in kendisine ettiği evlilik teklifini daha özgür bir hayat- sevgilileri kendisine âşık olup evlilik teklif etmesin diye- sürmek için kabul ediyor ve evleniyorlar.Kızımız bu andan itibaren bir markiz oluyor ama tavırlar yine yerlerde! Altı ay boyunca evli kalıp aynı evde arkadaş gibi yaşayan Gray ve Pel’in hayatı bir gün Gray’e Emily’nin doğumda öldüğüne dair bir haber gelmesiyle mahvoluyor. Sevgili markimiz o anda bir duygu silsilesine giriyor ve evden çıktığı gibi tam 4 yıl kayıplara karışıyor.
Isabel ise bu dört yılda kocasına mektup gönderip aynı hayatına devam ediyor. :p
Asıl bomba ise bundan sonra geliyor. Dört yıl sonra geri dönen Grayson Markisi bir anda karısına –Pel- sırılsıklam âşık oluyor ve onu elde etmeye karar veriyor. Kitabın bundan sonrası zaten o peşinden koşar diğeri istemez. Birleşirler, yanlış anlamalar bitmez halinde seyrediyor. Ben esas çiftimizin hikâyesinde çok da etkileyici bir nokta bulamadım, ne yazık ki.


Pel ve Gray’e ek olarak yazar bir de yan çift işlemiş kitapta. Bunlarda Pel’in erkek kardeşi Rysh ve Abby adında iki karakter. Açıkçası ne zaman kitaba Rysh ve Abby dahil oldu ben kitabı daha büyük bir şevkle okudum. Hatta özellikle onların bölümlere geçebilmek adına su gibi içtim sayfaları.Kitapta az yer almalarına rağmen çok tatlı bir aşkları vardı bu çiftin.

Rysh , Tranton Markisi ve Abby’de 27 yaşlarında ailesini kaybetmiş zengin mi zengin bir kız. Yaşından ve para göz taliplerinden ötürü ise uçarı bir karakteri var. Uçarı dediğime bakmayın siz. Abby tam bir saf âşık ama bir yandan da saflığın verdiği bir uçarılığı var işte. Tabi bu sadece ama sadece Rysh’la geçerli bir duurm. Rysh’ı her gördüğünde adamın aklını başından alacak şeyler yaparak çapkın markiyi yoldan çıkarıyor. Aslında Abigail gibi bir kız Rysh gibi bir adam için uygun değil. Bunun kendisi de farkında. Zira kızımız pembe hayallerle sahip bir hayalperest ama Abby’nin masum tavırlarındaki bir şey Rysh’ı etkiliyor işte.

MY RATING: 3,5




Ne Okudum? [26 Temmuz-7 Agustos ]

9 Ağu 2013





Merhaba arkadaşlar..
2 haftalık tatilimin ardından okuduğum kitapları kısa kısa yorumlamadan geçmeyeyim dedim.

Ve ilk kitabımız : Yatağımdaki Yabancı. Sylvia Day'in Bared To You serisini okumuş biri olarak bir de historical kitaplarına bakayım dedim.Pek umduğum gibi çıkmadı. Gl bir kadın olan Isabel'e mantık evliliği teklif eder.Gray henüz 20'lerinde yakışıklı,vurdumduymaz bir serseridir. Isabel Gray'in yakışıklı bulsa da toy bir delikanlı olarak gördüğünden aşk bakımından ciddiye almaz ve teklifini kabul eder .Bir olay olur *bunu söyleyemem spoi olur* Gray evi terk eder ve 4 yıl sonra geri gelir.Gray değişmiştir,olgunlaşmıştır ve Isabel Gray'in bu değişiminden doğan cazibesine karsı koyamaz.Kitabın konusu pek beğenmedim.Kitabın başları en az 100 sayfası beni sinir etti.Karakterlere ısınamadım.Kitabın yarısından sonra kitap güzelleşti ve güzel bir şekilde bitti. Yazarın dili,kalemi çok güzeldi ama karakterler arasındaki aşkı baslarda hissedemediğimden ve konuyu pek sevmediğimden dolayı bu kitap benim için ' okusam da olur okumasam da ' düzeyinde bir kitaptı.



Bayıldıım ! 

Rosa aşk acısı çeken bir kadın.Eski sevgilinin düğün davetiyesini almasıyla yıkılır :D Bir hipnozcuyla tanışır.Onu geçmişte olduğu kişinin bedenine geri götüreceğini söyler.Rosa'un geri dönmesinin tek bir şartı vardır : Gerçek aşkın ne olduğunu bulmak.

Rosa transa girere ve hoop yıl 1954 ! Ve Rosa, William Shakespeare'in vücudunun içinde!Tek beden, iki ruh . Bundan sonra keyif alacağınız oldukça eğlenceli sayfalara adım atıyorsunuz :)

Kitabın konusu çok farklı ve özgün. Bayılacağınıza eminim,tek kelimeyle mükemmel.Hem komik hem duygusal hem de eğlenceli.Ve sonunda çok güzel mesaj veren kitap.Shakespeare sevenler kaçırmasın ;) 5 üzerinden 5 veriyorum bu kitaba :D 

Eğer aşık olursanız iki şey için yalvarırsınız; bir parça ip ve sallanan bir tabure.

-Aniden Shakespeare

Gena Showalter'ın En Karanlık Öpücük kitabını okumuş ve sevmiş biri olarak bu kitabını da merak ediyordum.Kitabın konusu çok ilgimi çekmişti.Aden'ın kafasında yaşayan dört ruh vardır.Bu ruhların biri ölüleri diriltiyor,biri geleceği görüyor,biri insanları kontrol edebiliyor ve biri de zamanda yolculuk yapabiliyor.Aden hayatını akıl hastanelerinde,ıslahevlerinde geçirmiş biri.Aden rüyalarında bir kızı görür durur.Bu kızla tanıştıktan sonra olaylar başlar.
Kitabı başta büyük bir merakla okudum ama sorun şu ki kitabın yarısı boyunca esas kız sandığım kız esas kız değilmiş.! Kitabın ana iki karakteri yan karakterlere aşık ! Bu uyuz olduğum bir durum asıl esas kız kitabın yarısından coğunda zaten yok ! Eğer kitabın konusu güzel olmasaydı ve sonunu merak etmeseydim kitabı bırakabilirdim.Kitap fena değildi devamında ne olacak merak ediyorum.Umarım daha iyi bir kitap olur.





Fotoğrafta Teresa Medeiros, '' Muhteşem '' demiş değil mi? Benden de bir 'Muhteşem!' o zaman. Aşk Kölesi kitabını çok beğenmiştim ama bunu daha çok beğendim! Kitabın kapağını hiç beğenmedim ama kapağa aldanılmaması gereken kitaplardan birisi.Tanrılar,vampirler,cadılar ne ararsanız var bu kitapta.Fantastik-aşk sevenlerin kaçırmaması gereken kitaplardan birisi. Trakyalı Kyrian'ı çok seveceksiniz :D







Uzun zamandır Sophie Kinsella kitabı okumak istiyordum, iyi ki de okumuşum.Kitap çok eğlenceliydi.Mükemmeldi.Konusunu çok beğendim kısaca şöyle : Poppy nişanlı evlenmek üzere olan bir fizyoterapist.Arkadaşlarıyla otelde partide eğlenirken nişanlısının aile yadigarı yüzüğünü kaybeder! Yüzüğü ararken telefonunu çaldırınca çöpte bulduğu telefonu sahiplenir . Telefon Sam adında birinin asistanının şirket telefonudur ama Poppy telefonu yüzüğü bulan olursa bu numaradan ulaşmaları için herkese vermiştir.Kısacası telefonu geri veremez.Böylece Poppy yüzüğü geri alana kadar telefona el koyar Sam ile bir anlaşmaya varırlar.Telefona gelen e-postaları olduğu gibi Sam'e iletmesi lazım. Poppy'nin düğün koşuşturması,Sam ile olan diyalogları,Sam'in şirketiyle ilgili olan olaylar ve ikili arasındaki ilişki anlatılıyor. Poppy'nin rahat durmayıp Sam'in şirket ilişkilerine karışması kitabın komik yerlerinden birisiydi.Özellikle ölen köpeğe başsağlığı mesajı yollaması kahkahalara boğulmama sebep oldu.Tavsiye ederim oldukça eğlenceli bir kitaptı. :)

Serinin ilk kitabını beğenmiştim ama bu kitabı daha çok beğendim.Gayet güzel,akıcı bir kitaptı.Serinin ikinci kitabı ejder kardeşlerden Kudretli Briec ve Nolwenn cadısı olan Talaith'i konu alıyor.Herkesin ayaklarına kapanmasını bekleyen Kibirli Briec ile geveze,dik kafalı Talaith'in hikayesini okumak sabır istiyor.Briec'in kibirli tavrından ve Talaith'in sürekli tartışma yaratması,2 dakika susmaması okurken ara ara sıkılmama sebep oldu.Kitabın kurgusu çok güzeldi ve kitap dolu doluydu.Vampirlerden sıkıldıysanız bir de ejder hikayesi okumayı deneyebilirsiniz.Bu seriden keyif alacağınıza eminim ama +16 olduğunu unutmamak gerekiyor.Briec'in ailesini,birbirleri ile olan diyalogları çok sevdim.Kitapta ilk kitaptan Annwyl ve Feargush'u görmek güzeldi :) Heyecanlı ve sürprizlerle dolu bir kitaptı.Serinin 3.kitabını merakla bekliyorum :)



Vee bende artık Kedicik severim! Biraz geç olsa da seriye başladım.Anita sevenler bu kitabı da sevmiştir diye tahmin ediyorum. Anita serisinin ilk 4 kitabını okumuş olsam da Cat'i Anita'dan daha çok sevdim .Ve Bones..Onu sevmemek mümkün mü? Vampir kitapları seviyorsanız bu seriyi de  seversiniz.Yazar gerçekten güzel yazmış.Uzatmaya gerek yok 2 kitapta çok güzeldi 3.kitabı merakla bekliyorum :)

                                                         

                                                     


Ve Doğan Kitap'tan Beklenen Seri: CROSSFIRE !

11 Şub 2013


Bared to You yani Tükçe adıyla Sana Soyundum 20 Şubat'ta Türkçe edisyonuyla biz kitap severlerle buluşuyor...

Yurtdışında E.L James'in Fifty Shades of Grey serisine rakip gösterilen ve özellikle de ikinci kitabı Reftlected In You ile satışları tavan yapan Crossfire Üçlemesi sonunda Doğan Kitap markasıyla ülkemizde görücüye çıktı.Serinin Goodreads'teki okurlarından aldığı paunlar ve yorumlarla çok tutulacak bir seri olduğu belli oluyor.

Fifty Shades of Grey(Grinin Elli Tonu) serisine oranla daha cezbedici ve etkileyici bir konusu olan kitabın bir kısmına orjinalinden göz atmıştım. Gideon Cross'a aşık olacaksınız.. :)

Seriyle ilgili her türlü detaylı bilgiye ; Crossfire Trilogy TR Facebook sayfasından erişebilirsiniz. Kitaplardan çeşitli alıntılar, kitap yorumları ve daha fazlası...

 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS