DEXPlus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DEXPlus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hep Seni Bekledim | Jennifer L.Armentrout [Kitap Tanıtım&Alıntılar]

19 Ağu 2014


Orijinal Adı: Wait For You
Türkçe: Hep Seni Bekledim
   Yazar: J.Lynn(J.L.Armentrout)
Türü: New Adult, Yeni Yetişkin, Romance, Aşk




Bazı şeyler beklemeye değer… 

Ve, bazı şeyler savaşmaya değer!

Beş sene önce bir partide Avery Morgansten’in tüm hayatı değişti. Evden çok uzakta bir üniversite, şimdi her şeyi geride bırakmak için harika bir fırsat. Tek yapması gereken, derslere zamanında girmek, sol bileğindeki bilekliği asla çıkarmamak, dikkatleri üzerine çekmemek ve belki de bir iki arkadaş edinmek. İhtiyacı olmayan tek şey ise, ince ince planladığı hayatını alt üst edecek bir erkeğin radarına girmekti. 

Çok satan Lux ve Melez Sözleşmeleri serisinin yazarı Jennifer L. Armentrout’tan yepyeni bir aşk hikâyesi!Çıktığı gün kitap satış listelerini sarsan ve Forbes dergisine kapak konusu olan Hep Seni Bekledim’i elinizden bırakamayacaksınız.






Benim hoşuma giden Jennifer kitaplarından birisi de budur. Severek okumuştum. Vakit bulursam bir yorum da geçmek istiyorum. Ama kesin alın diyebilirim. Konusu çok değişik diyemiyorum fakat yazarın dili bu kitapta da konuşmuş. Emin olabilirsiniz. :)






Cam'in göğsüne doğru uzandım, başımı geri yasladım ve yanak çukuruna eriştim.
Ağzını tutup benimkine yaklaştırdım ve onu yavaşça öptüm. "Teşekkür ederim."
Dudaklarının bir köşesi yukarı doğru kıvrıldı."Ne için?"
"Beni beklediğin için."




“Sen gerçekten…”
“İnanılmaz? Mükemmel?” durdu, kaşlarını kaldırdı. “Şaşırtıcı?”
“Ben tuhaf ile devam edecektim.”
 “Hay, lanet. Eğer duygularım olsaydı, kesinlikle incinirlerdi.”


“Mükemmeldin.”
Ağzını benimkine bastırdı. “Çünkü sadece seninleydim.”


“Birisini sevmek ve birisine âşık olmak arasında fark vardır.”




“Daima bir yarın vardır.”
Onu izledim. “Yarın hiçbir şey değişmeyecek.”
“Göreceğiz.”
“Görecek bi’ şey yok. Vaktini boşa harcıyorsun.”
“Seni ilgilendirmez, bu benim zaman kaybım,” diye cevap verdi.





“Seninle ciddiyim, Avery. Eğer beni gerçekten istiyorsan, bana sahip ol.”
Gözlerimi kapatıyorum, ellerimi göğsüne yerleştirdim. “Seni gerçekten istiyorum.”




“Umudum var çünkü seni seviyorum-  sana âşığım, Avery. Muhtemelen ben daha farkına varmadan bile 
önce âşık oldum sana.”



“Seni seviyorum.”
“Biliyorum.”
“Kendini beğenmiş.”
“Kuşkusuz. Seni seviyorum, tatlım.”
 




“Herşey yolunda mı?” Cam, elini sırtıma koyarak sordu. Kaşları endişeyle çatılmıştı.
“Evet.”  Telefonumu çantamın içine geri attım.
Herşey yolundaydı. Belki mükemmel değildi ama hayatın mükemmel olması gerekmiyordu.




“Sen iyi bir adamsın, Cam.”
“Hayır, değilim.” Derin bir nefes verdi. Yanağıma değen nefesi ılıktı. “Ben sadece seninle iyiyim.”





Acıtan Güzellik || Georgia Cates [Kitap Tanıtım]

21 Oca 2014


Daha önce okumuş olup yorumladığım Beauty From Pain kitabının Türkiyedeki edisyonu. Kitabın gerçekten çok güzel bir konusu var. Kesinlikle tavsiye edeceğim kitaplardan birisidir. Severek okuyacağınız duygu yüklü bir aşk romanı.

Kitap yorumum için:  Beauty From Pain (Acıtan Güzellik) || Yorum'a tıklayabilirsiniz.


Acıtan Güzellik 

Orijinal Adı: Beauty From Pain
   Bağlı Olduğu Seri: Beauty # 1
 Yazar: Georgia Cates
    Kitap Dili: Türkçe


Üç ay sürmesi konusunda anlaşmıslardı. Ama aşkları sınır tanımayacaktı.

Jack McLachlan nam-ı diğer Mağara Adamı, Avusturalyanın en gözde bekârlarından milyoner bir şarap üreticisiydi. Başarısı, ünü ve zenginliği, romantik ilişkilerini karmaşık ve sorunlu bir hale getiriyordu, bu yüzden basitliği seçiyordu: isimsiz, kısa ilişkiler.

Bu onun oyunu ve kurallarıydı.Ta ki Laurelyn Prescott hayatına girene kadar.

Ateşli oyunun kuralları değismek zorunda kaldı,çünkü genç kadın öncekilere hiç benzemiyordu.Amerikalı nefes kesici müzisyenle iliskisi basladığıandan itibaren Jackin ayakları yerden kesildi.Hiçbir sey planladığı gibi gitmemeye basladı veJack kuralları birer birer kendi elleriyleyıkmak zorunda kaldı.

Ve Laurelyn, mümkün olmayanı, mümkün kıldı.







Dublin Caddesi || Samantha Young [Yorum]

30 Eyl 2013

TRAJEDİ. SEKS. TUTKU. KAHKAHA. KISKANÇLIK.


                 Orijinal Adı: On Dublin Street
                 
Bağlı Olduğu Seri: On Dublin Street# 1
                 Yazar: Samantha Young
                 Yayınevi: DEXPlus
                 Kitap Dili: Türkçe
                 
Puanım: 4/5

                
Joss geçmişte yaşadığı acıları bir kutuya kilitleyip her şeyi unutmak için Amerika’dan İskoçya’ya yerleşmişti ve şimdi yeni bir ev arıyordu.Bulduğu ev Dublin Caddesi’ndeki havalı binalardan birindeydi.Yolda bir adamla karşılaştı.Takım elbiseli, bronz tenli, çıldırtıcı İskoç aksanlı, maço tavırlı, seksi bakışlı Braden’la.
Joss, Braden’ın her zaman kolunda taşıdığı Barbie kılıklı kızlardan biri değildi, olmaya da hiç niyeti yoktu.
Ama insan arzularına nereye kadar gem vurabilir?
Kalbiniz başka, beyniniz başka şey söylüyorsa, hangisinin sözünü dinlersiniz?



DexPlus’ın ilk kitabını okudum! 
Hızlı bir giriş oldu, kabul ediyorum. Ama kitap cidden çok güzeldi. Dünden beri yorum yapıp yayımlayabilmek için şiddetli bir telaş içerisindeyim.Aslında kitabı On Dublin Street, orijinal olarak teee geçen sene çok sevdiğim bir arkadaşım önerince okunacaklarıma eklemiş, ilk bölümü okumuş ama sonra bir türlü devam etmek istemediğim için hep ertelemiştim.Erteleye erteleye de en son DexPlus’tan çıkacağını duyunca; “Çıkınca okurum.” Durumlarına kadar geldim. Ve nihayetinde de çıkınca okudum. Neden bu kadar tutulduğu ortada!

İlk olarak Braden Carmichael gibi bir karakterin olduğu başka kitap bilen varsa hemen söylesin! Adama bayıldım. Devamını acilen okumam gerek. İkincisi, kız karakter tam bir salak! Ama Braden onun yarattığı boşluğu çok iyi dolduruyor. Hatta abartıyorum, kızı yok sayarak okuyabilirsiniz. XD Ne de olsa Braden gibi birini kaptığı için içinizde oluşacak kıskançlık tohumları filizlenince kızı ciddi ciddi yok sayıyorsunuz. Şimdi, “Yok artık!” diyenler vardır ama okuyunca anlarsınız. Hâlâ yeryüzünde böyle bir canlının olma oranını hesaplıyorum.Gerçi olsa bile neden inatla "salak kızlar" diye diretip bunları seçiyorlar anlamıyorum da. :D Neyse konuyu dağıtmadan kitabın yorumuna geçeyim ben.

Öncelikle yazarın dilini çok sevdim. Hiç sıkılma, duraklama veyahut sonra devam ederim gibi bir istek oluşmadı içimde. Hatta bir gecede bitecek bir kitap ama ben çalışan biri olduğum için uykuma feda ettim kitabı. XD Yoksa elinize almanızla bitirmeniz bir olur.

Geçmişinde ailesinin kaybıyla feci şekilde dağıtmış ama sonra silkelenip kendini bir nebze toplamış Jocelyn Butler, esas kızımız ve biz ona kısaca Joss –Braden ise inatla Jocelyn- diyeceğiz. Joss ev arkadaşının master için ayrılmasıyla yalnız kalınca kendisine yeni bir ev ve yeni bir ev arkadaşı ararken kendisini bir anda Dublin Caddesi’ndeki zengin mi zengin bir evde Ellie adında bir kızın yanında yaşarken bulur. Tabi kızımızla ilk görüşmeye gideceği sırada tesadüfen karşılaştığı “takım elbise”nin kendisine yarattığı çekimi de es geçmeyelim. Zira bir iki hafta içerisinde aslında o etkilendiği adamın yeni ev arkadaşının ağabeyi olduğunu öğrenince ve Braden’ın Joss’tan gerçekten hoşlanmasıyla hikâyemiz başlıyor.Hoşlanmak da ne hoşlanmak hani! Adam resmen; BENİMSİN! modlarına girdi ya. Bir sahiplenme bir maçoluk bir diretme.. Görülmüş şey değil! Hani maço erkeklere kızarsınız ama Braden gibi maço olacaksa başımla beraber oluyor. XD

Joss verdiği kayıplardan ötürü birilerine bağlanmaya, o kişiyi/kişileri sevmeye kapalı, duvarları olan bir genç kadın. Braden ise istediğini elde etmeye alışık ve bu kez de Joss’u isteyen kararlı bir adam. Joss diretiyor Braden inatlaşıyor ve çiftimiz aralarındaki çekime yenik düşünce de küçük bir anlaşma yaparak; sadece seks hayatı yaşamaya karar veriyorlar. En azından Joss için bu daha uygun.Zira adam ne kadar ciddiye dönmeye uğraşırsa Joss’ta duvarlarını kalınlaştırıp bi’ o kadar mesafeyi açmakta kararlı oluyor.Sırf bu kızın salaklıklarından ötürü kitaptan bir puan kırdım. Katlanılacak gibi değildi ya! Bulmuş da bunuyor yemin ederim. >_>

“En son görüştüğümüzde seni ürkütecek bir şey söyledim galiba. Ya da yanımdaki biri seni ürküttü?” Kendini beğenmiş. Kahkahayı patlattım. “Vicky mi?”
Bana tekrar döndüğünde pis pis sırıtıyordu. “Kıskandın mı?”
Bu konuşma gerçek miydi? İki haftadır görüşmemiştik ve..puff! Egoizmine hayretle gülümseyerek kollarımı göğsümde birleştirdim. “Biliyor musun, bu odaya sığabilmiş olmam gerçek bir mucize, koca götlü egon her yanı kaplıyor çünkü!”


Kadın karakter gerçekten sinirlerimi bozdu ya! Tamam, bazı sıkıntılar yaşamış. Kolay kolay kimseye bağlanamıyor ama şimdi eğri oturup doğru konuşalım Allah aşkına! Zira bunun Braden'a yaptıklarını biri bana yapsa kesinlikle kıçına tekmeyi basardım. Adam da harbi peygamber sabrı vardı. Hele bir de Braden Joss'un tüm yaptıklarına rağmen hâlâ ondan vazgeçmezken kızın salak gibi; "Beni gerçekten sevmiyor." takıntısı da ayrı sinir etti ya! Sanki kendisi sevgisini çok göstermiş gibi bir de bundan yakınıyor.

Braden bunun kıçına tekmeyi basmadı ya, helâl olsun vallahi. Bu gibi tipler neden inatla böyle salak kızlarda diretiyorlar bir türlü çözemiyorum işi..Neyse. İşte efendim bir süre "seks body" olayı uyguluyor ve sürekli birlikte oluyorlar ama sevgili gibi bir izlenim de sergilemiyorlar. Tabii ki yine Joss'un suçu! Ama git gide de birbirlerine kapılmaya başlıyorlar. Özellikle Joss o çokkkk güvendiği duvarlarını yıkıp kimseye bahsetmediği geçmişinden Braden'a bahsetmeye başlıyor. Ve yavaş yavaş duvarlar yıkılınca da kızımızı yeni bir telaş sarıyor; "Bana n'oluyor?!" Ki, bununla artık son noktayı da koyuyor ve Joss'u görmezden gelemeye başlıyorum. İnanın hiç de zor değildi. Ne de olsa tamamen Braden gibi bir varlığa odaklı okudum. XD

VE FAVORİ ALINTIM!

MY RATING:4 




DUBLIN CADDESI||SAMANTHA YOUNG
DUBLIN CADDESI||SAMANTHA YOUNG




DEXPlus Geliyor!

5 Eyl 2013


Merhabalar ! 
Bugüne güzel bir haberle başlayalım. Ne zamandır çıkmasını beklediğim Dex'in atl yapısı sonunda göründü :)))
Çok sevilen Genç Yetişkin(Young Adult) kitaplarının yayımcısı DEX'ten yepyeni bir alt yapı DEXPlus !
Dex'ten ayrı olarak DEXPlus kendi bünyesinde son zamanlarda çok okunan bir tür olan Yeni Yetişkin (New Adult) kitapları basacak.-En azından ellerindeki kitapların telifinden bunu anladım- Bu türde okumuş olduğum kitaplardan ötürü, özellikle sıkı takipçisi olacağım kesin. Yetişkin türünde ellerinde çok güzel kitapların telif hakkını barındıran DEXPlus'ın ilk kitaplarının ne olacağını da bir o kadar merak ediyorum.

Sadece 1-2 kitaplarıyla ilgili fikir yürütebiliyorum. Ki o da, DEX yazarlarında Jennifer L. Armentrout'un J.Lynn takma adıyla yazmış olduğu yetişkin kitaplarından Wait For You, Frigid, Obsession vb. kitaplar.

Wait For You'yu okumadım ama kitabın alıntılarını incelemiştim.Ama Obsession ve Frigid'i okudum ve edisyonlarını da merakla bekliyorum. :D

İncelemek için; Wait For You|| Alıntılar

                       Obsession || Yorum
                 
                       Frigid || Yorum







Obsession || Jennifer L.Armentrout [Yorum]

21 Haz 2013

Obsession
             Bir Arum Romanı....

                             Orjinal Adı: Obsession
                             Edisyonu: SAPLANTI
                             Bağlı Olduğu Seri: Lux Series NOVELLA
                             Yayınevi: Entangled Publishing
                           
Türk Yayıncısı: DEXPlus
                            Yazar: Jennifer L.Armentrout
                            Tür: New Adult, Paranormal Romance                                           GR Puanı:4,19

                           İnceleme Linkleri;  Goodreads ||   Amazon 

O, küstah, otoriter ve... Uğruna. Ölünesi.
Hunter acımasız bir katil. Ve Savunma Bakanlığı, istisnai durumundan ötürü onu avucunun içinde tutmaktadır, çünkü Hunter Savunma Bakanlığı için kötü adamlar yakalayıp, öldürmektedir.
Çoğu zaman Hunter aldığı görevlerden keyif bile alır.Ta ki, daha önce hiç yapmak zorunda kalmadığı bir görevin sorumluluğunu üstlenene dek; bir insanı ölümsüz düşmanlarına karşı korumak!
Serena Cross , en yakın arkadaşı kendisine güçlü bir Senatör'ün oğlunun bir şeye-doğaüstü bir şeye- dönüştüğünü söylediğinde ona inanmamıştı. Kim inanırdı ki? Ama sonra, arkadaşının sadece bir uzaylının yapabileceği şekilde öldürüldüğüne tanık olunca, o inanmadığı şeylerin sırlarını korumak uğruna, onu bile öldürebilecekleri bir dünyanın içinde buldu kendisini.
Hunter, aralarındaki farklılıklarına rağmen Serena'nın öfkesini ve şehvetini uyandırır.Çok geçmeden Hunter, asla düşünemeyeceği birşey yapıyor-bağlı olduğu kuralları yıkıp, Serena'yı güvende tutabilmek için Savunma Bakanlığı'na karşı koyuyordu.Ama Serena'nın hayatını asıl tehdit eden şey, uzaylılar ve Savunma Bakanlığı mı.. yoksa Hunter mı?
SPOILER içerir.

Bu kadın benim yeni idolüm ! Paranormal Romance'a yepyeni bir bakış açısı getirmemi bu yazar sağladı. Normalde bu türü severim ama bu kadının kaleminde bambaşka bir tat var. Her okuduğum yeni kitabında, beni bir önceki kitabından daha çok etkilemeyi başarabilen tek yazar.
Dürüst olmak gerekirse bu kitabın çıkacağını duyduğum ilk zamanlar, neden yeni bir fantastik öğe yaratmak yerine gidip başka bir serisindeki "kötü" karakteri bana iyi diye benimsetme derdine giriyor diye düşünüp durdum.Hatta kitapla ilgili okumak için öyle ahım şahım bir istek de yoktu.Ama ne zaman ki kitabın kapağı tanıtıldı ben de gördüm, işler o zaman değişti.
Zira tam bir kapak takıntısı olan okurlardanım.Ve kapaktan sonra kitabı okunacaklar listeme ekledim.Eklediğime de hiç pişman olmadım. Her ne kadar başlarda tereddütlerim olsa da -gerçi içerisindeki bazı şeylerde tereddütlerimi doğruladı- yine de kitap mükemmeldi.
Kısacası bu kadın ne yazsa okunur yazarlardan olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sanırım bundan sonra asla tereddütlerim olmayacak kendisine ve kitaplarına karşı.

Gelelim kitabımıza;
Serena Cross kendi halinde bir rehber öğretmendir. Yakın arkadaşı Mel'den başka kimsesi yoktur ve kızımız bir gün sevgili arkadaşının kendisine anlattığı bir şeyi dinlerken onun sinirlerinin bozulduğunu, biraz uzaklaşmaya ihtiyacı olduğunu düşündüğü için kendisine anlattığı -çılgınca- şeylere inanmış gibi davranır.Mel'in anlattıklarına göre -ülkedeki saygın bir senatörün oğlu- çıktığı çocuk ve kardeşi insan değillerdir ve tuhaf bir ışık saçarlar.
Mel, gördüklerinden o kadar etkilenmiştir ki sürekli; "O bir insan değil" diyerek olanları ve tanık olduklarını Serena'ya anlatır. Tabi ki, Serena buna inanmaz ama arkadaşını da kıramaz ve Mel'in yaşadığı korkuyu atlatabilmesi için onu kendi evine davet eder.
Fakat eve diye çıktıkları bu yolda Serena arkadaşının gerçeği söylediğini çok kötü bir şekilde tanık olarak öğrenir.Zira bir uzaylı tarafından saldırıya uğrarlar ve arkadaşı gözlerinin önünde öldürürlür.

Tam bu sıralarda ise kitabımızın erkek kahramanı Hunter -ki ismi işini de çok güzel yansıtmakta- kısa bir tatil için yolculuğa çıkmayı planlamaktadır ama işler değişir ve kendisini bir anda yepyeni bir görevle baş başa bulur.
Hunter, ülkenin Savunma Bakanlığı bağlı çalışan bir tetikçidir.Savunma Bakanlığı'nın kendine verdiği göreve göre insanlar, luxenler vs daha bir çok kötü insanı durdurur.Tatile çıkmaya niyetlendiği bu anda aldığı bir telefonla luxenlerin saldırdıklarını öğrenir ve tüm tatil planları yerle bir olur.
Arkadaşının ölümünün ardından sorguya çekilen ama kimseyi kendisine inandırmayan kızımız ise serbest kalıp eve gitmek için yola çıktığında karşısında bir adam bulur. Önce olanlarla ilgili bu adam tarafından tekrar sorguya çekileceğini düşünürken aslında bu gizemli yakışıklının kendisini korumaya geldiğinden habersizdir.
Hunter'ın yeni göreviyse, Luxen saldırsında arkadaşı ölen bu kızın neler bildiğini öğrenmek ve tekrar saldıracak luxenlerden onu korumaktır.Gerçi onu koruyor mu yoksa hayatını daha çok tehlikeye mi atıyor işte bu da kafada çok soru işareti bırakıyor.

Çiftimizin çalkantılı aşk hayatı da böylece başlamış oluyor. Hunter bir Arum olduğu için insan ve luxen enerjisi çekerek beslenir. Serena ve kendi arasında gelişen kıvılcımlar da onun bu istisna durumunu katlanılabilir kılmaktan çok uzak kalır.Zira Hunter, her öpüştüklerinde ondan beslenir ve bunu durdurmakta her seferinde daha da zorlanır.Başlarda bebek bakıcılığı yapmaktansa onu bu şekilde öldürmeyi -bir an- düşünmüş olsa da Serena'ya karşı hissettiği çekim ve doğasının getirdiği kötülüğe rağmen içinde barındırdığı kişilikle ona zarar vermeyi kendine yediremez.

"Eğer devam etseydim, onu öldürürdüm. Durmak benim doğama aykırıydı. Arumlar öldürmek için vardı.Ve ben , Savunma Bakanlığı'na bağlı bir orospu çocuğu bile olsam, gerçek beni gizlememeliydim." -Hunter

Tabi Serena durumu öğrendikten sonra pek hoş karşılamıyor. Hatta hiç hoşlanmıyor bile diyebiliriz.Hatta aralarında bu mezunun tatsızlığını şu diyalog ile de sizlere göstermek isterim.
"Senden beslendim."
"Benden mi beslendin?"
"Evet.Senin yaşam gücünden faydalanarak, enerjinin bir kısmını aldım," dedi pişmanlık duymayan bir şekilde arsızca sırıtarak.
Yüzümü buruşturdum. "Kâbus gibi bir şeysin."


Efendime söyleyeyim, Serena ile geçirdiği her gün birbirlerine duydukları çekim daha da artar ve artık birlikte olmak işten bile sayılmaz.Fakat Hunter , onu incitmemek adına ondan uzak durmaya çalışır.
Tabi çiftimiz arasındaki çekimle boğuşurken Luxen'ler de Serena'nın yerini öğrenmişlerdir ve onu öldürmeye gelirler. Ama bilmedikleri şey Hunter'ın görevini çok ciddiye aldığıdır. Serena için gelen Luxen'den kolaylıkla kurtulur ve ondan ne istediklerini öğrenir.Ama Serena için ölüm emri veren Senatör'ün durmaya niyeti olmadığı için bu kez de Savunma Bakanlığı Serena'dan kurtulmaya karar verir. Hunter ise bir seçim yapar ve bağlı olduğu tüm kuralları yıkıp Savunma Bakanlığı'ndan gelen görevlilerden de kurtulur...

Kitap gerçekten mükemmeldi ama sevmediğim bir iki husus var.Aslında sevmemek değil de , daha çok Lux Serisi'nde görüp burada da aynı şekilde olması basit geldi. Şimdi Lux Serisinde Black Ailesini arumlar öldürmüştür burada da Hunter'ın ailesini Luxen'ler. Yani tabiki Luxen'lerinde içerisinde kötüler var ama ne bileyim.Sanki özneyi değiştirmiş aynı cümleyi kurmuş gibi hissettim.Luxen'leri kötü benimsemeye çalışmak da ayrıca zor geldi.Keşke sadece Savunma Bakanlığı ve Senatörün yandaşları olsaydı dediğim yerler oldu.Fakat o sonu var ya o sonu beni bitirdi ya. Hem ilerleyiş hem kurgu çok hoşuma gitti.


MY RATING: 5




Obsession||Jennifer L.Armentrout
Obsession||Jennifer L.Armentrout

Obsession || Jennifer L.Armentrout~Alıntılar

18 Haz 2013


Obsession

             Orjinal Adı: Obsession
             
Türkçe Adı: Saplantı
             Edisyonu: Henüz Mevcut Değil.
             Yazar: Jennifer L.Armentrout
             Yayınevi: Entangled Publisning
             Türü: Paranormal Romance, New Adult, Romance
             Goodreads Puanı: 4,20


Kitaplarda en sevdiğim şey okurken alıntı paylaşmak. Benim güldüğüm hüzünlendiğim yerlerde sizler neler hissediyorsunuz okurken bilmiyorum ama sizlerle paylaşmak hoşuma gidiyor. :DJen'in ülkemizde DEX yayınlarından çıkan kitaplarıyla ne kadar popüler ve sevilen bir yazar olduğunu hepimiz biliyoruz. Kadında cidden hem hayal gücü hem de harika bir kalem var.Her kitabı kayıtsız olarak okutuyor kendisini. Bu da o kitaplarından birisi. Her ne kadar Lux Serisi'nde bir Arum'u kötü bellemiş olsam bile yine de bu kitaptaki tat bambaşka.Neyse , lafı uzatmadan bunun alıntılarını da paylaşalım :D




1- "Tam anlamıyla bir insan olmayabilirim, ama hiç şüphesiz bazı azgın insani ihtiyaçlarım var."  -Hunter



2- "Sen konuş. Biz savaşalım. Ben senden besleneyim. Sen öl. Ve her şey bitsin."   -Hunter



3- 
"
Bir soy adın var mı?"  

"Yok."
"Yok mu?"
Hunter onaylarcasına kafasını salladı.
"Olanlarla ilgili soru sormak için mi geldin?" diye sordum, avuçlarım terlemeye başladı. Yanlış olan bir şeyler vardı.
Surat ifadesi değişmedi. "Hayır."
"O halde neden buradasın?"
"Senin yüzünden."





4- 

"Odamda ne yapıyordun?" 

"Düzeltme; burası benim evim dolayısıyla burası da benim odam. Kedimi izah etmek sorunda değilim, her şey yolunda mı emin olmak için dışarıyı denetliyordum." 





5- 

"Hatırladığım son şey, Luxen öldükten sonra Hunter ayaktaydı ve konuşuyordu.. uzaylı. Hunter da bir uzaylıydı. Uzaylılar gerçekti."  Aman Tanrım !





6- "O , bir uzaylı. Ben bir uzaylıyım. Biz uzaylıyız. Uzaylılar her yerde, bu yüzden artık gitmeliyiz." 





7- "Eğer devam etseydim, onu öldürürdüm. Durmak benim doğama aykırıydı. Arumlar öldürmek için vardı.Ve ben , Savunma Bakanlığı'na bağlı bir orospu çocuğu bile olsam, gerçek beni gizlememeliydim." 






Obsession || Jennifer L. Armentrout - TANITIM

Obsession || Jennifer L. Armentrout - TANITIM

Şu anda okuyorum ve her ne kadar Luxen'lerinde işin içinde olması konuyu biraz garipsememe neden olsa da kitap gerçekten çok iyi.Bu kadında kalem var-kesinlikle var.Ama ah, bir de aynı fantastik öğe üzerinden gideceğine bambaşka bir HUNTER yaratsaydı ölürdüm herhalde. Şu haliyle bayıldığımı düşünürsek, kesin ölürdüm. 
Umarım bu kitapta ülkemizde en kısa zamanda çıkar. Gerçekten ilgi çekici bir konusu var. Akıcı olması da cabası. Yalnız kitabımızı Lux Serisi ile kıyaslamamak adına, ona göre bir daha yetişkinlere yönelik olduğunu belirtmek isterim.

OBSESSION

             Orjinal Adı: Obsession
             Edisyonu: Henüz Mevcut Değil.
             Yazar: Jennifer L.Armentrout
             Yayınevi: Entangled Publisning
             Türü: Paranormal Romance, New Adult, Romance
             Goodreads Puanı: 4,20


O, küstah, otoriter ve.. Uğruna. Ölünesi.
Hunter acımasız bir katil. Ve Savunma Bakanlığı (DOD) Hunter’ı istisnai durumundan ötürü avucunun içinde tutmaktadır,  çünkü Hunter kötü adamları yakalayıp , öldürmektedir.
Çoğu zaman Hunter’ın aldığı görevleri keyifli bile olur.  Ta ki, daha önce asla yapmak zorunda kalmadığı bir görevin sorumluluğunu üstlenene kadar: bir insanı ölümsüz düşmanlarına karşı korumak!
Serena Cross en yakın arkadaşı kendisine,  güçlü bir Senatörün oğlunun bir şeye -doğaüstü bir şeye-dönüştüğünü söylediğinde ona inanmıyordu. Kim inanırdı ki ? Ama sonra, arkadaşının sadece bir uzaylının yapabileceği şekilde öldürüldüğüne tanık olunca, o inanmadığı şeylerin sırlarını korumak uğruna, onu bile öldürebilecekleri bir dünyada buluverdi kendisini.
Hunter, aralarındaki farklılıklarına rağmen Serena’nın öfkesini ve şehvetini uyandırır. Çok geçmeden Hunter , aklına asla getirmeyeceği bir şey yapıyor- bağlı olduğu kuralları yıkıp, Serena’yı güvende tutabilmek için Savunma Bakanlığı’na karşı koyuyordu. Ama Serena’nın yaşamını asıl tehdit eden şey uzaylılar ve Savunma Bakanlığı mı.. yoksa Hunter mı?





 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS