Princess No Kakurega || (Harlequin Manga) Julia James

16 Nis 2013


Royally Bedded Regally Wedded || Julia James


Orjinal Adı: Princess No Kakurega
 İngilizce Adı: Royally Bedded Regally Wedded 
 Türkçe Adı:Krallığa Adanmış Yaltaklık
 Cilt Sayısı: 1Cilt (Oneshot)
 Yazar: Julia James
Manga-ka : Ogimaru Masaku
 Türü:Romance: Josei, Love
 Çeviri Durumu: Bilinmiyor.
Statüsü: Tamamlanmış.

Hayatımda okuduğum en saçma Harlequin Manga buydu sanırım.

Julia James'in daha önce The Italian's Token Wife Harlequin Manga'sını okumuştum ve okuduğum en güzel mangalardan birisiydi. Daha da önemlisi ilk okuduğum Harlequin Manga'ydı.Buna dayanarak ben de sonraki uyarlamalarını da okumak istedim ama sanırım ilk mangadan o kadar etkilenince beklentiler tavan yaptı. Ve bakın sonuca ki, bu Royally Bedded Regally Wedded'ı okurken harcadığım zamana oturup ağlayacak hallerdeyim.

Konumuz ise; Elizabeth(Lizzy) ölen kardeşi Maria'nın babası belli olmayan oğlu Ben'i sahiplenir ve onu annesi gibi büyütür. Ama  bir gün karşısına Ben'in amcası olduğunu söyleyen bir adam çıkıverir ve Ben'in bir krallık varisi olduğunu onu ailesi ile tanıştırmak için alamya geldiğini söyler. Tabi Ben'e kendi oğlu gibi bakmış olan kızımız Lizzy ise bu duruma şiddetle karşı koyar ve Ben'den ayrılmaz, onu da kimselere vermez.
Prens Enrico kardeşi Paulo'nun oğlu Ben'i görür görmez onun kardeşine ne kadar benzediğini düşünür ve yeğeninin hak ettiği yerlerde olması gerektiğine karar verir.Ve elinden başka çaresi kalmayınca Lizzy'den Ben için kendisi ile evlenmesini ister ama Lizzy bunu reddeder. Buna rağmen kendilerini İtalya'da bulan çiftimiz Rico'nun Ben'i babası ile tanıştırmaya götürdüğü sırada aslında tek amaçlarının aslında çocuğu halktan gizlemek olduğunu fark edince ise, hem Elizabeth'i hem de Ben'i alarak kaçar.Sonra ise bir çırpı da çiftimiz evli , mutlu , ayrı ve salak bir sonla nihayete ererler..
Yani anlatacak fazla bir halt yoktu bu mangada. Hele bir de sinir olduğum nokta 4 yaşındaki çocuğun senden benden büyük diyaloglar kurması beni deli etti ya. Konuştuğuna şükür etmek gerekirken çocuk babası ve David Beckham'ı kıyaslıyor annesini TVdeki mankenlere benzetiyor falan filan. :D

Zevk meselesidir her zaman derim. Deneyin görün.Bence beş para etmezdi.

MY RATING:

2013 Yaz Sezonu Yayımlanacak Animeler


2013 Yaz Sezonu Anime Listesi

Evet, 2013 Bahar animelerinin çıktığı şu sıralarda Yaz Sezonu animelerinden de haberler geldi. Takipçilerin birçoğunun bildiği gibi efsane animelerden Sailor Moon(Ay Savaşçısı)'un 2013 yılında yeniden yayımlanacağına dair bir bilgi gelmişti. Ben de merakla acaba ne zaman çıkar diyordum ki, sonunda yaz sezonu serisinde gördüm.
Her ne kadar diğer beklediğim ve etrafta dolanan birkaç HURAFE yüzünden çıkmasını umduğum Kaichou wa Maid-sama'dan yine bir haber olmasa da yaz sezonu kategorisinde de oldukça ilginç animeler var.

Animelerin yanında Ova ve Movie'lerde dikkate değer. Bunlardan birisi ise geçen sene Shoujo kategorsinde çok sevilen animelerden Sukitte Ii Na Yo OVA !

Her ne kadar OVA'ları çok tercih etmesem de Sukitte Ii Na Yo için kesinlikle izlenmeye değer olduğunu düşünüyorum.

Her neyse. Animelerin PV'leri yayıma girdiğinde ilgimi çekenleri tanıtacağım. Bakalım yaz sezonu neler getiriyor. Zira bahar sezonundakilerden Karneval her bölümüyle sizi animeye kitliyor.

Aşağıdaki görselden yaz sezonu beklenen animeleri görebilirsiniz.




KARNEVAL || Anime Tanıtım

15 Nis 2013


KARNEVAL

Türü: TV Serisi
Bölüm Sayısı:
 13 

Durum: Yayımda. 
Yayımlanan Bölüm:
2. Bölüm
Yayına Giriş Tarihi: 4 Nisan 2013
Fansub Durumu: İngilizce

Yapımcı:  Bandai Visual , Manglobe

Türler: Aksiyon , Gizem , Fantastik ,Bilim-Kurgu , Shoujo



Mangasıyla büyük bir popülarite yakalamış olan Karneval sonunda yayına girdi ve hatta ikinci bölümünü bile yayınladı.Aslında mangasını okum adım hatta bu kadar popüler olduğunu bile 2013 Bahar Animeleri sırasında keşfettim ve büyük bir merakla izleneceklerde en başa aldım. Zira , bundan da hiç pişman değilim.Mangasının neden bu kadar revaçta olduğu ve tavsiye edildiği belli. Gerçi animenin mangaya nedenli sadık kaldığını bilmiyorum ama kesinlikle süper bir ilerleyiş içerisinde işte bunu biliyorum. Ve bu yüzden kesinlikle tavsiye ediyorum.

Konusu: Nai, elinde terk edilmiş bir bilezikle, kendisi için önemli birisini aramaktadır.Aradığı bu kiş,inin adı Karoku'dur ve Nai'e ondan geriye sadece bir bilezik kalmıştır. Elindeki bu bileklerini birbirini zincirleyen bilezikle bir konakta ne yapacağını düşünüp Karoku'ya seslendiği sırada ise, kendisine çok desteği olacak bir yol arkadaşıyla tanışır.
 Gareki, bir hırzıdır ve günden güne hırsızlık ve yan kesicilik yapmaya devam eder. Bu amaçla girdiği konakta çalacak birşey bulamadığında Nai'yi görür ve elindeki bileziğin zincir bağını kırar. Aslıda o bağı kırdığında ikisi resmen birbirine bağlanır desem abartmam. Her neyse.
 İkisi bu garip konakta karşılaştıklarında, kısa zamanda askeri güvenlik ajanları tarafından aranan suçlular haline gelirler. Ama bu güvenlik ajanlarından kaçarken de kendilerini Circus adı verilen bir birimde görevde bulurlar.Circus Devlet adına yasal bir birimdir ve Nai'nin kolunda taşıdığı I.D ismindeki bileklikle simgelendirilirler. 


     ANİME TRAILER: 1




                          ANİME TRAILER 2






Ve Circus Özel Biriminin Yeni ekibi;
Tshukumo, Nai , Gareki ve benim favorim Yogi <3





Apolyon || Jennifer L.Armentrout > Alıntılar

Apolyon || Jennifer L. Armentrout
Alıntılar şahsıma aittir.Lütfen link belirterek paylaşınız. Kitap biter bitmez yorummu da ekleyeceğim. Son surat devam ediyor.Çok heyecanlı. :D





ALINTI -1

"Şişş" diye mırıldandı Aiden, bir eliyle sırtımı sıvazlarken. “Tamam. Herşey yolunda, agapi mou(aşkım).
Sızlayan ellerimle gömleğinin yırtık yakasını kavradım." Çok üzgünüm. Çok üzgünüm, Aiden. Üzgünüm."
"Yeter." Arkasına yaslandı, ben de yüzümü göğsüne basılı tutarak onu takip ettim.
"Alex."
Başka bir hıçkırık nefesimi tutunca, kafamı salladım.
"Bana bak"
Göz yaşları yüzümden aşağı akıyordu ve o, dikkatlice ellerini yanaklarıma koyarak beni bakmaya zorladı. Gözlerimi kısmak, kapatmak istedim ama şu an bulanık bile olsa onun yüzünü görmem gerekiyordu.
"Bana nasıl bakabiliyorsun? diye sordum. "Nasıl durup dokunabiliyorsun?"
Kaşları çatıldı ve ciddi bir ifadeye büründü. "Nasıl bakmam, Alex? Olanlar için seni suçlamıyorum.Yaptığın ve söylediğin şeyler senin değildi. Bunu biliyorum. Her zaman biliyordum."
"Ama o bendim."
"Hayır." Sesi yükseldi ve gözleri saf bir gümüş halini aldı. "Bu senin bir kabuğundu, Alex. Sen orada , arka plandaydın ama bu sen değildin.Benim sevdiğim Alex değildi. Ama şimdi buradasın.."




ALINTI-2

"Tutku aramızdaki tek şey değildi. Daha fazlası vardı; affediş, kabulleniş, rahatlama ve en önemlisi , aşk."












ALINTI-3

"Aiden benim diğer yarımdı, eşimdi. Ve onun, hiçbir tuhaf Apolyon bağlantısına ihtiyacı yoktu."














ALINTI-4
"Sen benimsin, Alex. Her zaman benimdin daima benim olacaksın. Biz bunun için yaratıldık." -Seth



ALINTI-5
"Hiç birşey değişmedi," dedi sessizce.

"Ben değiştim."
Aiden içini çekti. "Değişmedin."
Gözlerimi açtım. "Bundan hiç sıkılmayacak mısın? Sonunda anlayacaksın."
"Asla," dedi.
"Çünkü ne olursa olsun benden vazgeçmeyceksin.."
"Doğru."
"Akıl almaz derecede inatçısın."
Aiden'ın dudaklarında yarım bir gülümseme yükseldi. "Senin içinde ben aynı şeyi söyleyebilirdim."
Kaşlarımı çattım. "Ve şimdi söyleyemezsin?"
 






Utangaç Milyoner || Nora Roberts

14 Nis 2013


Utangaç Milyoner || Nora Roberts

MacGregor Serisi son hızla devam ediyor. Ve işte serinin 9. kitabı Utangaç Milyoner !
Öncelikle seriyi tanımayanlar için eriden bahsedeyim. MacGregors ailesini fertlerini ele alan bu seride ailenin kurucusu Daniel MacGregor'dan başlayarak onun torunlarına kadar birçok aşk hikâyesini okuyoruz. Serinin çıkmış kitapları;

MacGregors Serisi Ülkemizde Yayınlananlar;

Kumarbaz Aşk || Serena MacGregor - Justin Blade
 Kader Bağladı Bizi || Diana Blade - Caine MacGregor
 Geçmişin Gölgeleri || Shelby Campbell – Alan MacGregor
 Yalnız Adam || Genevieve Grandeau - Grant Campbell
 Paylaşılan Hayaller|| Anna Whitfield - Daniel Duncan MacGregor
 Alacakaranlık || Serena MacGregor - Brigham Langsto
Utangaç Milyoner || Darcy Wallace - Robert (Mac) Gregor Blade

Benim seride okumadığım iki ktiap var. Maalesef çıktıkları ay tedarik edememiştim. Ama tesadüf eseri Yalnız Adam'ı buldum.Onu da okuyacağım. Paylaşılan Hayaller'i de bulabilirim inşallah. Takip etmeyenlere önerilir. Güzel bir seridir. Her neyse.

Biz gelelim Utangaç Milyoner'imize değil mi ? Şimdi öncelikle kitabın ismi çok sevimli onu bir belirtmek istiyorum.Zira gerçekten de 'Utangaç Milyoner' denilecek bir kadın kahramanımız vardı kitapta.Ve gerek karakterleri -ki burada MacGregors'lardan bahsediyoruz zaten- gerek ise kitabın konusu o kadar güzeldi ki, nasıl bitti anlamadım. Çevirisini de beğendim. Akıcı bir dil katmış kitaba. Bu ay okuduğum gözde ktiaplardan oldu diyebilirim. Her neyse.

Kitabımız Darcy'nin tesadüf eseri MacGregor&Blade Casinosuna gelemsi, elindeki son kuruş parasını şan makinesine atıp kolu çekmesi ve şansının 360 derece dönerek kızımızı bir milyoner etmesi ile başlıyor.
Sevgili Darcy'miz büyük ikramiyenin kendisine çıktığını öğrendiğinde küçük bayılma geçiriyor ve kendine geldiğinde ise sevgili Robert (Mac)Gregors'ın yanında buluveriyor kendisini.

Tabi Mac'imiz bu acemi şansıyla milyoner olan kızın saf olduğunu anlayınca kendisini ondan sorumlu hissediyor ve bir süre boyunca ona yardımcı olmaya karar veriyor. Ama burada büyük bir çelişki var. Zira kıza, her saf ve salak muamelesi ettiğinde kendisi salak durumuna düşüyor. :D
Okurken, en çok güldüğüm yerler Mac'in Darcy'i kolay lokma gibi görmesi ve bir çocuğu korur gibi korumaya kalması ama tabi Darcy'de içinde nasıl bir cazgır sakladığını çok sonra gösteriyor o da ayrı muhabbet. xD Kısacası harika bir çerezlikti. MacGregors Ailesine bitiyorummmm :)))


My Rating: 



 Utangaç Milyoner|| Fanbar
Utangaç Milyoner

Kumarbaz Aşk || Nora Roberts


KUMARBAZ AŞK ♥
"Bu öneri benim tarafımdan yapılmasına rağmen senin usulüne göre oynayacağız."
Serena cebini karıştırdı ve bir metal para çıkardı.
Justin kahkahayı bastı ve uzanarak parayı ondan kapmaya çalıştı.
"Serena,gerçekten-"
"Ah, hayır.Benim param ve ben atacağım.Yazı gelirse evleniyoruz,tura gelirse evlenmiyoruz."
... Justin başka bir şey söyleyemeden Serena parayı havaya fırlattı ve avucuyla diğer elinin tersine bastı.Sonra paraya baktı ve Justin'e gösterdi."Yazı."
Justin paraya bir göz attı sonra ellerini ceplerine sokarak onun gözlerinin içine baktı. "Sanırım ben kaybettim."
"Kesinlikle öyle," diyen Serena iki tarafı da yazı olan parayı cebine attı.


Bu kitaba bayıldım ya çok eğlendirdi beni.İlk okuduğum Harlequin kitabı bu ve ben şimdiden bu seriye hasta oldum.Devamı en kısa sürede çıkmalı.Yoksa dayanamam eski baskılarını alırım :))

Kader Bağladı Bizi || Nora Roberts


Kader Bağladı Bizi / Nora ROBERTS(20.06.12)
Kitap dün akşam bitirdim.Okurken çok keyif aldığım bir kitap oldu.Ama damdan düşer gibi Caine’in ilk görüşte Diana’dan hoşlanması biraz sıktı.İki avukat olarak şöyle biraz daha dikleşselerdi daha eğlenceli olabilirdi.Diana’nın abisini 20 yıldan sonra tekrar görmesi gerçekten iç burkan bir olaydı.Hele birde bunca zaman kendisini umursamadığını düşünürken gerçekleri öğrenmek Diana’nın kaldırabileceğinde fazla oldu.Eee, yaşadıklarını da göz önüne alınca doğal olarak Caine karşı duvarlar ördü ama avukat beyin alttan alma ve geri gitme gibi bir düşüncesi olmadığında o duvarları yıkana kadar diretti.Caine ve Diana’nın ilişkisi kitap ilerledikçe çok eğlenceli bir hal aldı özellikle Daniel MacGregor’ın doğum günü faslı ve kendine Diana’yı gelin seçmesi gülmekten kırdı geçirdi beni.Tabi ilk kitaba göre biraz durağan buldum o ayrı bir mesele ama gerçekten eğlenceli bir kitaptı, burada Daniel MacGregor’ın ne kadar cin göz olduğunu bir kez daha görmüş oldum.
Diana Blade 20 yıldır görmediği abisinin eşinden bir mektup alır.Serena, Diana’yı onları ziyaret etmesi için davet etmiştir.Diana, bunca zamandır abisinden bir haber alamamışken şimdi evlendiğini öğrenir ve onu merak ettiği için gitmeye karar verir.Yola çıktığı andan itibaren büyük bir tedirginlik yaşayan Diana hava alanında kendisini almaya gelen Caine MacGregor’ı görünce biraz rahatlar.Okuduğu Hukuk Fakültesinde Caine hakkında çok şey duymuştur.Caine’le beraber otele geldiklerinde çok zorlansa da abisini görünce içi burkulan Diana için en acısı abisi ile arasındaki mesafedir.Yaşadığı yıllar boyunca en iyi öğrendiği şey kimseye bağlanmamaktır.Çünkü tekrar kimsesiz kalmayı kaldırmayacağını bilen Diana, abisi ile arasına mesafeler koyar.Caine ilk görüşte Justin’a tıpa tıp benzeyen bu kızdaki kırılganlığı anlar ve ona destek olmak ister.Diana abisini görmenin ve yıllardır bildiklerinin bir yalandan ibaret olduğunu öğrenmenin verdiği öfkeyle evine döndüğünde yeni bir karar alır.Artık kendi idealleri için savaşacak bir avukattır.Geri döner dönmez aldığı ortaklık teklifiyle ise hayatı tamamen değişecektir.

Geçmişin Gölgeleri || Nora Roberts

Geçmişin Gölgeleri / Nora Roberts (01.07.12)
Yine bir Nora kitabı ve yine Harlequin Star of Romance.Geçmişin Gölgeleri isimli bu kitaba bayıldım.Kumarbaz Aşk ve bu , şu an için serideki en beğendim kitaplar oldular.Caine’in hikayesi biraz daha durgundu yada olay eksikliğinden bana öyle geldi.O yüzden ondan pek keyif alamadım.Ama bu kitap kesinlikle çok eğlenceliydi.Harlequin yine farkını konuşturmuş , kitabın çevirisi de en az kitap kadar güzeldi.Shelby’e bittim.Çok inatçı çok canlı bir karakterdi.Alan’ın ağzından girdi burnundan çıktı ve beni de gülmekten öldürdü.Özellikle Domuz(cuk) MacGregor gerçekten harikaydı! Kitabı başından sonuna kadar bir tebessümle okudum.Nora Roberts farkı kesinlikle ortada , her kitabından ayrı bir tat veriyor okuyucuya.Grant’ın hikayesini çok merak ettim , sessiz biri gibi dursada Shelby’nin okuduğu karikatürlerde parmağı olduğunu düşünüyorum.Espirili yanını konu alan bir hikayesi olur umarım.
Shelby Campbell , babasını 10 yıl kadar önce politikanın oyunlarına kurban vermiş ve ondan sonra kendisini bu tür politik oyunlardan uzaklaştırmıştır.Çömlekçilik yaparak kendi el becerilerini konuşturan Shelby , küçük dükkanı ve kendi eserleriyle herkesten uzak mutlu olduğunu düşünür.Ta ki bir akşam yemeği sırasında Alan MacGregor ile tanışana kadar…Shelby , babasının acısını tekrar yaşamayı göze alamadığı için Alan’ı kendinden uzak tutmak ister ama Alan çok inatçı bir politika izlemeye ve Shelby’i ikna etmeye kararlıdır.

Kalbimi Çaldın | Rita Hunter > Yorum


Kalbimi Çaldın || Rita Hunter

Bu kitaba nasıl bir yorum yapmalıyım karar veremedim. Kitabı çok beğenmedim. Ama  bu, kitap kötü olduğundan değil de benim yazarın ilk yazdığı kitabı son , son yazdığı kitabı da ilk okumamla alakalı bütün durum. Şimdi "Nasıl yani?" dediğinizi duyar gibiyim.
Hepimizin bildiği gibi Rita Hunter'ın ilk çıkan kitabı Kalbim Çaldın Sepya Kitaplar logosu altında biz okurlarla buluştu -ki benim haberim bile yoktu böyle bir yayımcıdan- ama ben yazarı bilmedğim için kitabından da haberim yoktu. Daha sonra birkça yerde Tatlı Tuzak'la ilgili övgü veren yorumlar gördüm ama onu da hep erteledim. En son çıkan kitabı Aşkın Ateşi'ni ise kapağını görür görmez "Bunu almalıyım!" diyerek ilk o kitabı tedarik ettim.
Açıkcası okurken fazla bir beklentim olmadan başlamıştım ama Aşkın Ateşi öyle güzel bir kitaptı ki, hızımı alamadım ve hemen Tatlı Tuzak'ı da tadarik edip okudum. (Bu arada Tatlı Tuzak favorimdir) Sonra bir hırsla Kalbimi Çaldın'ı da aldım ama kitapla ilgli o kadar çok olumsuz eleştiri gördüm ki, her seferinde sonra okurum diyerek erteledim durdum. Ve şu an bu yaptığımdan pişmanlık duyuyorum.
Neden mi? Kitapta benzerlik ve esinlenme olduğu doğru ama kitabın kendi kulvarında çok eğlenceli bir kitap olduğu da bir gerçek.Okurken bir çok yerde kahkaha attım. Birçok yerde sinirlendim. Kısacası eğlenerek ve zevk alarak okudum.
Ama, bir aması da var işte. Ve o ama da kitabın esinlenmesinden ziyade dilinden kaynaklanıyor. Kitapta kullanılan uslup çok basitti. Yani yazarımızın diğer kitaplarını düşününce "Bunu Rita yazmış olamaz." dediğim yerler oldu. Çünkü cümlelerin basitliği ve sürekli tekrar eden kelimelerin ardı ardına gelmesi beni çok rahatsız etti.Belki, bu kitap diğerlerinden önce okunsaydı ben de daha farklı bir etki bırakabilirdi ama kitabın her cümlesinde , her bölümünde Tatlı Tuzak ve Aşkın Ateşi'ni gözümün önüne getirdim. Hatta gelmesine engel olamadım desem daha doğru...Aslında bu kitabı okuduktan sonra kitaptan çok yazarın kendisini bu kadar geliştirmiş olduğunu görmek beni çok etkiledi. Zira bu kitaptan sonraki kitapların hiç biri için "basit" kelimesini kullanamam. Kullanmayı im. Her neyse.

Kitaba dönecek olursak; Cordelia'ya bayıldım. Bazı yorumlarda kızımızın İçinde Aşk Saklı Whitney'den esinlenme olduğunu okumuştum. Neresi Whitney bu kızın ya ? Erkek kılığına girmesi mi? Hâlâ o kısımdayım , çözemedim bir türlü. Erkek karakterimz Edward ise tam bir baş belası! Adama ayar oldum. Her satırda her cümle de itici kişiliğini belli etti. Conner bunla yarışmaya kalkasa yenilir her halde. :D
Cordelia'yamız büyük babası ile Wayne Malikânesinde -gizlice- yaşıyor ve tesadüf eseri bir gecede Dük'ümüz Edward'a yakalanıyor. İşte kader ağlarını tam o anda örüyor.
Edward efendi ukala , kendini beğenmiş, insanları hor gören ve dükalığın kendisine verdiği avantajlarla her fırsatta da Cordelia'yı aşağılıyor. Ta ki, kendilerini bir mihrabın önünde bulana kadar..
Eh, sonrasında ise Edward Düşesliğe layık görmediği bu güzel ve alımlı kızın nasıl bir hanımefendi olduğunu dahası nasıl yanıldığını anladıkça deliye dönüyor. Bundan sonrasında da kitap sizi harika bir aşkın içine ta derinliklerine çekiyor.Edward'ın Cordelia'nın değişimine o kadar şaşırmasa da karısıyken nişanlısı gibi davranmak zorunda kalmak ! işte bu adamımızı öldürüyor. Ama ne demişler ; eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşek.  Kızımızın özü -ki çok şükür- asla değişmiyor ve Edward hayatının dersini alıyor. Hem aşık oluyor hem de karısının nasıl bir mücevher olduğunu görüyor..

"Seni seviyorum, büyülü gözlerine baktığım, güzel dudaklarına dokuduğum ilk andan beri, ruhuma dokunduğun ilk andan beri deli gibi seviyorum..."
"Eşsiz karım, kalp hırsızım.Seni çok seviyorum." 

                                                                     My Rating: 3,5


Kalbimi Çaldın || Cordelia Team
Kalbimi Çaldın



Kalbimi Çaldın || Fanbar
Kalbimi Çaldın

Tatlı Tuzak | Rita Hunter


Tatlı Tuzak / Rita HUNTER (17.08.12)
Tatlı Tuzak’ı bitirdim.Evet , bitti ve beni de kendimden geçirecek kadar etkisi altına aldı.Bu kitapla ilgili uzunca bir yorum yapmak istiyorum.Çünkü anlatacaklarım duygularımı ifade etmeye yetmez..
Öncelikle bu kitapla ilgili yorumlarda kitabın Judith McNaught kitaplarına-özellikle Seni Beklerken- benzediğine dair yorumlar gördüm.Judith McNauhgt’ın tüm kitaplarını okumuş olmama rağmen bu kitabın nesi Seni Beklerken’e benziyor-muş- bir türlü çözemedim ki beni de asıl delirten noktalardan birde budur.’’Benzemek’’ kelimesinin anlamını bilmeden gereksiz yorumlar yapıldığını düşünüyorum.Ben bu kitaba ‘’benzemiş’’ demektense ‘’esinlenmiş’’ demeyi tercih ederim.-Hoş onu da görmedim ama maksat benzetenlerin nesini benzettiğini çözmek :D – Şimdi bu kısımda da ortaya şöyle bir soru çıkıyor , o kadar historical kitap okuyoruz , hepsi mi özgün ? Çoğunun birbirinden esinlendiğini hepimiz görüyoruz.Benzemek nedir biliyor musunuz ? Birkaç ay önce okuduğum MELEZ kitabının Vampir Akademisi serisinin ilk kitabıyla birebir olmasıdır.Kitapları okuyan bilir Melez’in ilk bölümleri neredeyse bir sonraki sahneyi tahmin edecek kadar aynıydı.İşte bu kitap benziyordu! Evet , belki sadece başlarında ama kesinlikle benziyordu.Şimdi Tatlı Tuzak ve Seni Beklerken’de benzeyen ne vardı , ben 2 sahne dışında hiçbir şey görmedim.Kitap kendi özgün hikayesini gayet güzel aktarmış.Hatta o iki sahnede bence benzemiyor.Esinlenilmiş! Beni sinir eden öyle saçma yorumlar var ki sanki kitabı kopya etmiş yazar!! Hayır , yurtdışında birçok historical kitap birbirine benziyor zaten , onlara yapılan yorumlar sadece benziyor ama Tatlı Tuzak kopya ediliyor.Bence bunun tek sebebi yazarın Türk olması ve dahası başarılı bir kalemi olması.Kim ne derse desin ben bu kitabı çok beğendim , hak ettiği yerlere geldiği de yayınevi logosundan belli…
Kitaba gelince ; okuduğum en güzel aşk romanlarından biriydi.Rita Hunter’ın kalemine her kitabında daha çok şaşırıyorum.Tatlı Tuzak gerçekten beni çok etkiledi özellikle bir sahnesinde gerçekten çok gururlandım , böyle güzel bir kalemin sahibinin Türk bir yazar olması insanın göğsünü kabartıyor…Uzun zaman sonra okurken kitabımı sağa sola fırlatmama sebep olan bir karakterle karşılaşmamıştım –en azından Devlin’den sonra :D- ama Conner’da öyle bir kişilik vardı ki kitap en olur olmaz yerde onun bir hareketiyle kendini sertçe yatağın bir ucuna fırlatılmış buldu.Ya bir karakter bu kadar mı uyuz olabilir ? Uyuzunuda geçtim birde kibirliyiz ki kızı rencide edip durdu.Elisha’ya da sinirlenmedim dersem yalan olur , neden biraz daha dik başı bir karakter değildi ? Biraz daha dişli olsaydı da şu Conner’ın burnunu iyice sürtseydi isterdim.Kitapta en çok Catherine’i sevdim.Ahah! Kadında harika bir çöp çatan olur.Kızı ne yaptı ne etti , Conner’ın gözüne soka soka adamı bildiğinden şaşırttı.Kitap duygusal olmasına rağmen ben bazı sahnelerde çok güldüm ki özellikle Catherine ve Conner arasında geçen diyaloglar komediydi.Bu kitabı her şeyiyle –Conner’ı öldürme dürtüme rağmen- çok beğendim , tekrar okunası kitaplardan biriydi.Yazarın diğer kitabını da en kısa zamanda okumayı planlıyorum.Bu yazar artık kesinlikle benim favorilerimde , Tatlı Tuzak’ı ile beni ağına düşürdü. Kedisinden Conner ve Elisha gibi bir hikaye daha bekliyorum.

Aşkın Ateşi | Rita Hunter



Aşkın Ateşi / Rita HUNTER (27.07.12)
Aşkın ateşi dün akşam bitti.İlk kez bir Rita Hunter kitabı okudum ve itiraf etmeliyim ki gerçekten mükemmeldi.Kitabı bitirim kapattığım halde hem kitabın hem de okuduğum kitabın profesyonel bir historical olmasının etkisini üzerimden atamadım.Öncelikle yazarın kaleminden bahsetmek istiyorum , ilk kez okuduğum için çok tereddütte kaldım ama okurken ‘’vay anasını resmen yazmış ,’’ derken buldum kendimi.Her satırda her cümlede kendimi inanılmaz güzel bir çeviri okuyor gibi hissettim.Başlarken hissettiğim tereddütler kitabı bitirdikten sonra yerini inanılmaz bir tatmin duygusuna bıraktı.Birçok historical yazarının kaleminden daha akıcı ve daha yüreğe hitap eden bir kitaptı Aşkın Ateşi.Ve kitap , kitaba gelirsem anlatacağım çok şey var.O kadar beğendim ki doğru kelimeleri bulup hissettiğim duyguyu aktaramam.Çok eğlenceli , çok duygusal ve aşkın dolu dolu olduğu bir kitaptı.Karakterlere bittim resmen , her birinin ayrı bir havası vardı.Isabel’in dik başlı inatçı hallerine gülmekten kitaba adapte olamadım.Her lafa mutlaka verecek bir cevabı var ki en sevdiğim yanı da buydu.Fredy’e bir ayar oldum , insan arkadaşını (kardeşi kadar sevdiği) geride bırakırda kaçar mı ya ? Yalnız ikisi arasındaki arkadaşlığa gerçekten bayıldım ve kitaptaki ‘’mendil’’ sahnesinde beni gülmekten yerlere yatırdılar.O kısmı abartısız 5 kere tekrar tekrar okudum.Esas oğlana gelince Adrian’a kızsam ayrı dert kızmasam ayrı , adamın kıza davranışları tam bir fiyaskoydu.İnsan içinde deli gibi aşık olup da yüzüne karşı kızı hor görür mü? Ama ona rağmen ikisinin o sıcak aşkına bayıldım , Adrian’ın içinde hissettiği o ikileme rağmen eski eşinin anısını gömmeye başlaması ile benden tam puan aldı.Sonuna kadar kitabı büyük bir zevkle okudum ama son sayfaya gelince okumak istemedim , resmen bitti sendromuna yakalandım.Güzel kitaptı gerçekten çok beğendim , sırada yazarın diğer kitaplarını okumak var. =)

Isabel(la) Gwen Sullivan , uzun süredir görüşmediği çocukluk arkadaşı Frederick Preston’ın ziyaretine çok sevinir ama ne var ki Fredy’nin bir derdi vardır ve Isabel’den yardım istemek için gelmiştir.Fredy , sevdiği kadın tarafından terk edilmiş dahası onun zengin bir kont ile nişanlandığını duymuştur ve bu yüzden eski sevgilisi Vivian’den intikam almak ister.Fredy’in Isabel’den istediği , Vivian’in Henfield Kontu ile nişanını ilan ettikleri baloda kendisine nişanlı rölü yapmasıdır.Fakat Isabel , kanı kaynayan bir yapıya sahiptir ve arkadaşını üzen bu kıza ve konta dersini vermek için teklifi kabul eder , tek farkı nişanlı olarak değil , aşık ve yeni bir evli çift olarak baloya katılmalarını önermesidir.Balo süresince Fredy , Vivian’i kıskandırmaktan çok onunla yeniden konuşmak ister duruma gelmiştir.Tabi bu sürede Henfield Kontu Adrian ise bu yeni evli çiftle güzel ve asi Isabel’i fark etmiştir ama onların bir sırları olduğunu düşünmekten kendini alamamaktadır.Ta ki bir gece nişanlısının evden kaçması ve aynı gece Frederick Preston’ın da ortadan kaybolması ile Henfield Kontu Adrian için yeni bir dönem başlar.Kandırılmanın ve aldatılmanın verdiği acıyı Isabel’in büyüsü giderebilecek midir?

Sağdan Birinci Mezar | Darnydan Jones > Yorum

13 Nis 2013

SAĞDAN BİRİNCİ MEZAR || Darynda Jones

 Doğan Kitap her zamanki gibi farkını konuşturmuş söylemeden yoruma geçemeyeceğim. Hem çok güzel bir seriye el atmış-ne yazık ki ben geç başladım- hem de harika bir çeviri ve edisyonla, komik, eğlenceli, kahkahalarla okuyup mest olabileceğiniz bir kitap ortaya çıkarmış. 

Evet, bu kitabı okuyalı bir haftaya yakın oldu ama nedense yorum yapmayı unutmuşum. Bugün fark ettim ve yorum yapmaya karar verdim. Zira okunması gereken değişik bir fantastik kitap olduğunu düşünüyorum.
Başlarda ne yalan söyleyebilirim biraz polisiye gibi geldi.Ve ben de polisiye kitapları pek sevmediğimden ötürü kitabın ilerlemeyeceğini falan düşündüğüm yerler olmadı değil ama işte ön yargılı olmamak gerektiğini bir kere daha anlamış oldum.
Kitap ilerledikçe beklediğimden daha farklı bir kurgu olduğunu gördüm.Çünkü yazarımız fantastik, gizem ve polisiyeyi öyle güzel harmanlamış ki okurken çok etkilendim.Hatta fantastik bir olgunun böyle günümüz üzerinden gidilecek şekilde işlenmesi beni çok etkiledi.Bu yüzden fantastik sever misin? İşte bu kitap tam senlik !

Charley, yani sert kızımız daha doğrusu Ölüm Meleği'miz , güzeller güzeli dedektifimizin sabah karşı aldığı bir telefonla başlıyor herşey. Charley'e bir polis olan amcasından bir telefon gelir ve güzel dedektifimizden acilen olay mahalinde bitmesini ister. Ah, ama ah, öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, sevgili amcası uykusunun resmen içine etti. Zira kızmız tam da rüyalarında bile göremediği, görünmez aşığı ile fantazilerin en uç noktalarında gezmekteyken böyle bir telefon alınca dellendi. Nasıl dellenmesin yahu. Zaten faili meçhul sevgilisinin kim olabileceğini düşündüğü sıralarda işe çağırılıyor ! Her neyse.

Bu arada şunu itiraf etmezsem çatlarım. Konusunu ilk okuduğumda ve kitabın ilerleyişinde Reyes ve Charley arasında olanlarda Reyes'ı göremememiz bende öyle bir tepki oluşturdu ki, kendimi "Lütfen ama ! Sakın bana görünmez bir adamla aşk yaşadığını söylemeyin!" nidaları atarken buldum.
Ama tabii ki, büyük yanılgılar içerisindeydim. Zira Reyes'ı gördükten en azından Charley gördükten sonra adama resmen vuruldum.
Ve, gelelim Ölüm Meleği meselemize aslında kızmıza ölüm meleği denildiğine bakmayın Ölüm Meleği denilince elinde tırpanı, üzerinde siyah bir pelerinle birisi canlanmasın gözünüzde bizim kızın özelliği ölüleri görmek ! Evet , ölüler Charley'e göründükleri gibi onun sayesinde de diğer tarafa geçiş hakkı kazanıyorlar. Bütün mesele kızımızın bir kapı olması ve ölülere yol göstermesi tabi bu sırada da gizemli bir aşığı, cinayetler ve gizemleler dolu bir yaşamı olmasından ibaret.Ve bu hikâyemiz üç avukatın ardı ardına öldürülmesi , öldürüldükten sonra ise Charley'le irtibata geçip başlarına ne geldiğini, ne yapacaklarını anlamalarıyla devam ediyor..Kısacası okuyun  çok güzeldi. Tavsiye edilir.

My Rating:

Sağdan Birinci Mezar |Reyes Team
Sağdan Birinci Mezar



Sağdan Birinci Mezar |Fanbar
Sağdan Birinci Mezar

Liebster Blog Award! - 2

11 Nis 2013


Liebster Blog Award!


Mimelendim. Evet, Büyülü Kitaplık tarafından mim yedim. :D Beni seçtikleri arasına eklediği için kendisine kucak dolusu sevgiler. ^_^
Geçen seferki Liebster Award için bu anime görselini ben yapmıştım.Yayıldı da yayıldı. Ne mutlu bana.İşte bu yüzden tekrar başka bir tane daha olsun dedim. XD

Eh, hadi başlayalım.... +_+


Gelelim eğlenceye ;

Öncelikle yandaki Liebster Award resmini her blog kullanmak zorunda..Ve sonra asıl kurallar;
11 Blogger'ın başını ağırtmak adına seçtiğim 11 blogu mimliyorum onlarda benim sorduğum 11 soruya cevap verecek ve kendisi hakkında 11 bilgi verdikten sonra mimleyeceği 11 blog için soru hazırlayacak daha sonra mimlediği blogları ziyaret edip mimlendiğini bildirecek..Çok karışık gelse de bir kere yaptıktan sonra basit gibi görünüyor. Ben de ilk deneyimimi yapıyorum. Tekrar teşekkürler Büyülü Kitaplık :)))


 Ve işte Büyülü Kitaplık'ın bana ve mimlediği diğer 10 blogger'a yönelttiği sorular;
  1. Yapmak istediğin ama çekingenliğinden yapamadığın bir şey var mı? Varsa bu "şey" ne?
    • Birine ödünç verdiğim birşeyi geri istemek ! Asla yapamadığım şeylerden birisi budur.
  2. Kitap okurken en çok ne eşlik eder sana? (Atıştırmalıklar, müzik vs.)
    • Atıştırmalık ve telefonum tabii ki. :D
  1.  Seri kitapları mı? Tek kitaplar mı?
    • Fark etmez. Kitap Olsun da , ne olursa olsun.
  1. Sevdiğin bir kitaptan, sevdiğin bir alıntıyı bizimle paylaşır mısın?
    • "Yoksul olmak, kişinin hoşlanmadığı ve yapmayı seçmediği bir iş karşılığında kendi yaratıcılık hakkından vazgeçmesidir." - TANRILAR OKULU
  2. Bir fobini söyler misin?
    • Tek başıma kalmak.
  3. Etkisinden uzun süre çıkamadığım film?
    • Görünmez ve Yıldız Tozu
  4. Hiç Stephen King kitabı okudun mu? Okuduysan ne/ler?
    • Kara Kule'yi okudum ama yazar benim tarzım değil bıraktım.
  5. Çevrilmesini delice istediğin bir kitap?
    • The Fiery Heart çıksın ve hemen çevirilsin !!!
  6. En çok nerede kitap okursun/nereyi tercih edersin?
    • Odamdan dışarı adım atmam. :D
  7. Yarım bıraktığın bir kitap?
    • Gece Sirki, Bize Nasıl Kıydınız
  8. En sevdiğin renk?
    • Penpeeeeeeeeeee xD




Benim Sorularıma Gelecek Olursak;

  1. Hiç anime izledin mi? İzlediysen favori animen?
  2. Kitapların filmlere uyarlanmasını doğru buluyor musun ?
  3. 2013 yılnda kaç kitap okuyacaksın?
  4. Elinde okunacaki kitap olduğu halde yeni çıkan bir kitabı hemen alır mısın?
  5. Anime/Dizi/Film/Drama'lardan sevdiğin bir sahneyi bizimle paylaşır mısın?
  6. En çok gülüdğün ve en çok ağladığın kitap neydi?
  7. Hayatında UNUTULMAZ dediğin bir an oldu mu?
  8. Kitapların hayatındaki öncelik sırası nedir?
  9. Hiç -kesinlikle- bu karakter benim dediğin bir kitap karakteri oldu mu?
  10. Bir kitabı yorumlarken nelere dikkat edersin?
  11. Kitap yorumu yapmak profesyönellik ister mi?


Ve benim seçtiğim Bloggerlar ;

  1. The Codex
  2. Tırt Blog
  3. The Reading Lady
  4. Animedyum
  5. Kördüğüm Hayaller
  6. Bayan Kitapkurdu
  7. Büyülü Ayraç
  8. Kağıt Kız
  9. Romancekolik
  10. Yorum Ustası
  11. Saklama Kabı



Sen Kimseyi Sevemezsin | Karen Hawkins >>Yorum

7 Nis 2013




SEN KİMSEYİ SEVEMEZSİN || KAREN HAWKINS

Uzun zamandır historical romance okumamıştım. Bu kadar ara üzerine bu kitap çok iyi geldi.Espirili, akıcı ve değişik bi' kurgusu olmasının yanı sıra ilk okuduğum Karen Hawkins kitabıdır.Gerçi, zaten yazarın ülkemizde çıkan 3 kitabı mevcut ve bunlarda farklı serilerin farklı kitapları ne yazık ki. Sen Kimseyi Sevemezsin'de MacLean Curse serisinin son kitabı. Ama yine de okunması gereken bir kitap olduğunu düşünyorum.Zira ben çok eğlenerek okudum. Özellikle de bu aralar historcal okumadığımı düşünürsek harika gitti. Kadın karakterimiz Fia'nın şen şakrak yapısı kitaba bambaşka bir tat vermiş.Yazarın uslubu da oldukça ilgi çekiciydi.Espirili yaklaşımlarıyla kitaba yer yer oldukça eğlenceli bir tat vermiş.

Tek sıkıntım ve rahatsızlığım kitabın çevirisinden oldu. O da ne yazık ki, kitabımızın geçtiği zaman uymayan tabirlerin kullanılmasından kaynaklanıyor. Biraz sokak ağzı çevirisi vardı gibi geldi bana.Aslında çeviri de kitaba -espirileri bakımından- oldukça tat vermiş fakat işte bazı kısımlardaki tabirlerde "Bu dönemde ! Nasıl yani?" tepkileri verdirmedi değil.Yine de, espirili zekice kurgulanmış ve eğlenceli bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim. Canınız sıkıldığında veya elinizdeki kitap bunalttığında araya alabileceğiniz bir çerezlikti...

Konumuzdan bahsetmem gerekirse;

Fia MacLean , -MecLean Klanının Lider Duncan'ın çatlak yeğeni - kendi evinden hırsız gibi kaçmaya ve Londra'ya varıp orada (kendisi bir tiyatro oyunu yazarıdır bu arada) yazdığı oyunları Kraliçe Elizabeth'e sunmak gibi çılgın bir fikre sahip olduğu içinde gecenin bir yarısı kalenin camından kaçmaya kalkar. Kaçmakta kaçmak yani. Gece gece kader bu ya, kendisi kaçmaya çalışırken bir hırsız da eve girmeye çalışır. Vee, kader ağlarını örer. Fia'mız bu hırsızın bir İngiliz olduğunu anladığı andan itibaren adamı kafalamaya ve Londra'ya giderken onu da yanına almasına ikna etmeye karar verir.Amma velakin hırsızımız bu kadar kolay oltaya gelmeyecektir.

Hırsız dememe bakmayın siz. Hırsızımız da İngiltere'nin sayılı asillerinden birisidir.Yani, tam adı ve unvanıyla  Rotherwood Kontu  Thomas Wentworth'tur. Ve Thomas, iş üzerindeyken yakalandığı -daha doğrusu başına sardığı- bu çılgın kız yüzünden hayatı resmen tepe taklak olur. Fia'nın şen şakrak halleri Thomas'ı ona çeker ama zavallım kızımız bir hırsız dahası bir metres sanınca ve kendisini bir Leydi ile oynaşırken bulunca tüm hayatı bir anda değişiverir...



Sevgili Rotherwood Kontu için kimseye güvenmek yoktur ve bu babasının beynine kazıdığı "Kimseye güvenme!" öğütleriyle öyle bir gelişmiştir ki, en güvendiği insan için bile "Acaba?" demekten kendisini alamaz. Vee, bir eşe hele ki Fia gibi bir eşe güvenmek daha da zordur. Doğal olarak kitabımızın aldığı Sen Kimseyi Sevemezsin ism die bu kısımdan ötürü cuk oturmuş gibi duruyor. Hoş, Thomas ilk gördüğü anda aşık oluyor o da ayrı mevzu da :D

Yalnız kitabın İskoçya'dan Londra'ya doğru yola çıktıklarındaki bir gemi bölümü var. Sayelerinde gemi, kaptan vb içerikli kitapları bir süre okuma isteğim diplere gömüldü. Ne yolculukmuş birader varmaları ktiabın yarısını buldu. Hatta fazlasını bile. :D Vardıktan sonra çok çabuk bitti de kitap. Mekanını gemi olarak ele alabiliriz sanırım. Her neyse. Kısacası eğlenceli bir kitaptı. Okunması tavsiye edileceklerden.. Keyifli okumalar dilerim.


MY RATING:


The Elite || Kitap Tanıtım

5 Nis 2013


Seçim Serisinin 2. Kitabı olan The Elite(Elit) için Dex Yayınları kitabın çeviride olduğu haberini verdiler. Önümüzdeki aylarda çıkacak The Elite'in kitap tanıtımını aşağıdan okuyabilirsiniz. Çeviri şahsıma aittir. Lütfen kullanımda link belirtelim..

Serinin ilk kitabı olan Beni Seç (The Selection)'in yorumuna aşağıdaki linkten ulaşabilir ve kitap hakkında fikir edinebilirsiniz. :))


BENİ SEÇ  'e tıkla ve yoruma göz at. xD


Veee, ELİT!


 
FREE BLOGGER TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS